Ürün Sepetinize Başarıyla Eklendi
Anadolu Nefesi Kitap Seti - Ali Güler -Halkkitabevi

Anadolu Nefesi Kitap Seti8 Muhteşem Kitap

Stok Kodu
9786257133135
Basım Yeri
İstanbul
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
2.Hamur
Dili
Türkçe
180,00TL
%67 İNDİRİM
59,40TL
Taksitli fiyat : 9 x 7,26TL
Stokta var
9786257133135
595323
Anadolu Nefesi Kitap Seti
Anadolu Nefesi Kitap Seti 8 Muhteşem Kitap
Halk Kitabevi
59.40

1- Aşık Veysel - Mustafa Balbay / 232 Sayfa

Adını anınca, akla ilk güzelim türkülerin, anlamı derin şiirlerin, Türkçenin bütün zenginliklerini ortaya koyan anlatım zenginliklerinin geldiği Aşık Veysel’i düz yazı ile anlatmak zor. Hatta olanaksız.
Şiir gibi yaşamış bir halk ozanın yaşamından kesitler sunduk.
Bir kişi en zorlu durumda bile gülebiliyorsa, güldürebiliyorsa; o, yaşama tutunmadaki en güçlü dayanaklara ulaşmış demektir.
Bir kişi kendisini doğadaki bütün canlıların bir parçası gibi görebiliyorsa, daldan bir yaprak düştüğünde içi kıpırdıyorsa; o, yaşamın en güçlü sırlarına ermiş demektir.
Bir kişi yüzlerce yıldır süregelen geleneklerin bir parçası olup çağın en yeni araçlarıyla barışık yaşıyorsa; o, değişimin gücünü görmüş demektir.
Bir kişi derdini, düşüncesini, hayalini herkesin anlayabileceği bir durulukta ifade etmeyi başarıyorsa; o, ruhuna ayna tutmayı başarmış demektir.
Bir kişi ölümü şiirle karşılayıp, yaşamın bir başka evresi görecek kadar ölümü aşmışsa; o, ölümsüzlüğe ulaşmış demektir.
Aşık Veysel şimdi bütün sevenlerin gönül köşklerinde…
Aşık Veysel şimdi bütün tomurcuklanan ağaçların özsularında…
Aşık Veysel şimdi Kızılırmak’ın toprak rengi sularında…
Aşık Veysel şimdi bütün insanlar kardeşçe yaşasındiyenlerin vicdanlarında…
Aşık Veysel şimdi baharda uyanan toprağın çiçek köklerinde…
Aşık Veysel şimdi dost sofralarında…
Aşık Veysel şimdi Hacıbektaş Veli’nin, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Pir Sultan’ın yanında…
Aşık Veysel şimdi saz tellerinde…
Sivas ellerinde…


2- Karacaoğlan - Rıza Süreyya / 184 Sayfa

Anadolu’nun Türk ülkesi haline gelmesi Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alâeddin Keykubat döneminde başlar. Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırda bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Burada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerini sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder.
Ama bütün asker ayran içmesine ve kaplarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar.
Yaşlı Türk kadını bir yandan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der:
- Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim,
- Doldur Ana..
- Doldurun yavrularım..
- Ana dolu, Ana dolu..
Bu topraklar o gün bugündür Anadolu’dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır.
Anadolu’nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşî Veli, Yunus Emre ve Mevlâna gibi “Anadolu Müslümanları” dediğimiz büyük manevî dinamikler vardır. Anadolu Müslümanları; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olmayı, ilmi düşünmeyi ilke edinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu. 

3- Köroğlu - Rıza Süreyya / 120 Sayfa

Kahramanlık türküleriyle meşhur olan Köroğlu (16. Yüzyıl sonu 17. Yüzyıl başı), bir Türk destan kahramanı ve halk şairidir. Köroğlu'nun asırlarca halk belleğinde yaşayıp gelmesinde her şeyden önce onun zalim ve haklarına tecavüz etmiş Bolu Bey'ine karşı olan isyanıdır.

Köroğlu destanı ve şiirleri hiç kuşkusuz halkçı bir anlayışın ürünüdür. Halkın hoşnutsuzluğu kendini Köroğlu'nun isyanında bulur. Bundan dolayıdır ki Köroğlu halkın kahramanı olmuştur. Destan ve şiirlerin ana konusu zulme karşı olan Köroğlu'nun mücadelesidir. Bu mücadelede ona yardımcı olan başta Ayvaz ve dostları, uçarcasına koşan Kırat'ı ve onu düşmandan koruyan güzel Çamlıbel'i türkülerle övülmeye layıktır.

Kahırlı halk muhayyilesi, ipleri sultanın elinde bulunan dönemin şöhretli Bolu Beyi'ni değil de haksızlığa başkaldıran Köroğlu'nun şanını kahramanlaştırır. Onun, Yiğit olan gümbür gümbür gürlesin Yiğidi doğuran ana bin yaşa. Ve yine; Mert dayanır namert kaçar Meydan gümbürder gümbürder Dizelerindeki haykıran gür ve yalın sesi, geçmişten günümüze kahramanlık narası olarak halkın gönlünde yer eder.

4- Pir Sultan Abdal - Nergizhan Tekin / 240 Sayfa
Değerli araştırmacı Cahit Öztelli'nin kaleme aldığı bu kitap, Pir Sultan Abdal'ın hayatı, sanatı ve şiirlerini içermektedir.

Kitapta 327 tane manzume vardır, ayrıca son bölümde 25 nota yer almaktadır. Bunlar Pir Sultan'ın nefeslerinin besteleridir.

Koyun beni Hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Pîr Sultan'ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur, pîrimiz
Hakk'a teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün benl dönmezem yolumdan
7- Yunus Emre Şiirleri - Rıza Süreyya / 160 Sayfa
Anadolu’nun Türk ülkesi haline gelmesi Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alâeddin Keykubat döneminde başlar. Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırda bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Burada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerini sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder.
Ama bütün asker ayran içmesine ve kaplarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar.
Yaşlı Türk kadını bir yandan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der:
- Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim,
- Doldur Ana..
- Doldurun yavrularım..
- Ana dolu, Ana dolu..
Bu topraklar o gün bugündür Anadolu’dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır.
Anadolu’nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşî Veli, Yunus Emre ve Mevlâna gibi “Anadolu Müslümanları” dediğimiz büyük manevî dinamikler vardır. Anadolu Müslümanları; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olmayı, ilmi düşünmeyi ilke edinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu.
Anadolu Müslümanlarının öncülerini dört kitap olarak tasarladık. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşî Veli, Yunus Emre ve Mevlâna’yı bir kez de insanımıza biz anlatalım istedik.
8- Ahmet Yesevi - Turan Bozkurt / 176 Sayfa
Anadolu'nun Türk ülkesi haline gelmesi anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat döneminde başlar. Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırında bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Buarada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerin, sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder. Ama bütün asker ayran içmesine ve kapılarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar. Yaşlı Türk kadını bir yadnan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der : - Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim, - Doldur Ana - Doldurun yavrularım - Ana dolu , Ana dolu Bu topraklar o gün bugündür Anadolu'dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır. Anadolu'nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Ynus Emre ve Mevlana gibi " Anadolu Müslümanları " dediğimiz büyük manevi dinamikler vardır. Anadolu Müslünaları ; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olamyı, ilmi düşünmeyi ilke dinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu. Anadolu Müslümanlarının öcülerini dört kitap olarak tasarladık. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre ve Mevlana'yı bi kez de insanımıza biz anlatalım istedik.
9- Mevlana Celaleddin Rumi - Turan Bozkurt / 208 Sayfa

İnsan düşüncesine yepyeni bir mesaj veren ve İslam düşünürlerinin fikir ve sistemlerini, inanç akidelerini ruh, akıl ve sevgi üçgeni içinde sunan, insanlığa ahlak, din, ilim ve akıl yolunda heyecan katarak yeni ufuklar açan Mevlâna Celâleddin Rumi, müstesna bir varlık, bir ışık, manevi bir güneştir. Onun insan düşüncesine verdiği en büyük mesaj Aşk, Sevgi ve Birliktir.

O, hiçbir şeyi inkâr etmez, ama her şeyi birleştirir, bütünleştirir ve sevdirir. O kimseyi ayrı görmez; Çünkü O, her şeyin Allah'ın zuhur ve tecellisi olduğunu bilir ve bunu gönlüne ve insan aklına hâl olarak yansıtır.

İnsan yaratılmışların en şereflisidir düsturuyla; her dilden, her dinden, her renkten insanı kucaklayan Hz. Mevlâna sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün sembolüdür.

5- Hacı Bektaş-i Veli - Turan Bozkurt / 200 Sayfa

Anadolu'nun Türk ülkesi haline gelmesi anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat döneminde başlar.
Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırında bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Buarada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerin, sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder.

Ama bütün asker ayran içmesine ve kapılarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar. Yaşlı Türk kadını bir yadnan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der :

- Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim,

- Doldur Ana…

- Doldurun yavrularım…

- Ana dolu, Ana dolu…

Bu topraklar o gün bugündür Anadolu'dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır. Anadolu'nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Ynus Emre ve Mevlana gibi "Anadolu Müslümanları" dediğimiz büyük manevi dinamikler vardır.

Anadolu Müslümanları ; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olamyı, ilmi düşünmeyi ilke dinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu.

Anadolu Müslümanlarının öncülerini dört kitap olarak tasarladık. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre ve Mevlana'yı bi kez de insanımıza biz anlatalım istedik.

6- Hacı Bayram-ı Veli - Ali Güler / 168 Sayfa
Hacı Bayram-ı Velî,  Müslüman Türk milletinin yetiştirdiği ve “ulu kişi” diye andığı insanlardan birisidir. Anadolu’nun göbeğinde, Ankara’da doğup büyümüş ve aldığı ciddi eğitim ile çevresine örnek olmuştur. Daha sonra “müderris” olarak Ankaralılara hizmetler vermiş, etkileri günümüze uzanan ve ismiyle anılan “Bayramiyye” tarikatının kurucusu olmuş bir manevi önderdir. Hacı Bayram-ı Velî Ankara’nın “sahibidir.”
 
Bu eserde Hacı Bayram-ı Velî her yönüyle ele alınmıştır. O’nun manevi/dini duruşu; İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Maturudi, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Velî çizgisindeki çok önemli bir halkadır.
 
Hacı Bayram, doğru İslam’ı, Kur’an İslam’ını ve “Ben güzel ahlakı tamamlamak için dünyaya geldim” diyen Hazreti Muhammed’in sünnetini arı duru Türkçesi ile anlatan, öğrencilerine Arapça ve Farsçadan önemli eserleri çevirttiren bir manevi önderdir.
 
Hacı Bektaş-ı Velî’nin, “eline (iline/devletine), beline (sınırlarına/vatanına), diline (Türkçene) sahip çık!” Düsturuna Anadolu’nun ortasında, Ankara’da ses vermiştir. Ruhu şad olsun. Hacı Bayramların bu topraklara ektikleri “kardeşlik, sevgi, birlik ve bütünlük” tohumları hep yeşersin, daima yaşasın.
  • Açıklama
    • 1- Aşık Veysel - Mustafa Balbay / 232 Sayfa

      Adını anınca, akla ilk güzelim türkülerin, anlamı derin şiirlerin, Türkçenin bütün zenginliklerini ortaya koyan anlatım zenginliklerinin geldiği Aşık Veysel’i düz yazı ile anlatmak zor. Hatta olanaksız.
      Şiir gibi yaşamış bir halk ozanın yaşamından kesitler sunduk.
      Bir kişi en zorlu durumda bile gülebiliyorsa, güldürebiliyorsa; o, yaşama tutunmadaki en güçlü dayanaklara ulaşmış demektir.
      Bir kişi kendisini doğadaki bütün canlıların bir parçası gibi görebiliyorsa, daldan bir yaprak düştüğünde içi kıpırdıyorsa; o, yaşamın en güçlü sırlarına ermiş demektir.
      Bir kişi yüzlerce yıldır süregelen geleneklerin bir parçası olup çağın en yeni araçlarıyla barışık yaşıyorsa; o, değişimin gücünü görmüş demektir.
      Bir kişi derdini, düşüncesini, hayalini herkesin anlayabileceği bir durulukta ifade etmeyi başarıyorsa; o, ruhuna ayna tutmayı başarmış demektir.
      Bir kişi ölümü şiirle karşılayıp, yaşamın bir başka evresi görecek kadar ölümü aşmışsa; o, ölümsüzlüğe ulaşmış demektir.
      Aşık Veysel şimdi bütün sevenlerin gönül köşklerinde…
      Aşık Veysel şimdi bütün tomurcuklanan ağaçların özsularında…
      Aşık Veysel şimdi Kızılırmak’ın toprak rengi sularında…
      Aşık Veysel şimdi bütün insanlar kardeşçe yaşasındiyenlerin vicdanlarında…
      Aşık Veysel şimdi baharda uyanan toprağın çiçek köklerinde…
      Aşık Veysel şimdi dost sofralarında…
      Aşık Veysel şimdi Hacıbektaş Veli’nin, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Pir Sultan’ın yanında…
      Aşık Veysel şimdi saz tellerinde…
      Sivas ellerinde…


      2- Karacaoğlan - Rıza Süreyya / 184 Sayfa

      Anadolu’nun Türk ülkesi haline gelmesi Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alâeddin Keykubat döneminde başlar. Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırda bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Burada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerini sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder.
      Ama bütün asker ayran içmesine ve kaplarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar.
      Yaşlı Türk kadını bir yandan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der:
      - Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim,
      - Doldur Ana..
      - Doldurun yavrularım..
      - Ana dolu, Ana dolu..
      Bu topraklar o gün bugündür Anadolu’dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır.
      Anadolu’nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşî Veli, Yunus Emre ve Mevlâna gibi “Anadolu Müslümanları” dediğimiz büyük manevî dinamikler vardır. Anadolu Müslümanları; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olmayı, ilmi düşünmeyi ilke edinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu. 

      3- Köroğlu - Rıza Süreyya / 120 Sayfa

      Kahramanlık türküleriyle meşhur olan Köroğlu (16. Yüzyıl sonu 17. Yüzyıl başı), bir Türk destan kahramanı ve halk şairidir. Köroğlu'nun asırlarca halk belleğinde yaşayıp gelmesinde her şeyden önce onun zalim ve haklarına tecavüz etmiş Bolu Bey'ine karşı olan isyanıdır.

      Köroğlu destanı ve şiirleri hiç kuşkusuz halkçı bir anlayışın ürünüdür. Halkın hoşnutsuzluğu kendini Köroğlu'nun isyanında bulur. Bundan dolayıdır ki Köroğlu halkın kahramanı olmuştur. Destan ve şiirlerin ana konusu zulme karşı olan Köroğlu'nun mücadelesidir. Bu mücadelede ona yardımcı olan başta Ayvaz ve dostları, uçarcasına koşan Kırat'ı ve onu düşmandan koruyan güzel Çamlıbel'i türkülerle övülmeye layıktır.

      Kahırlı halk muhayyilesi, ipleri sultanın elinde bulunan dönemin şöhretli Bolu Beyi'ni değil de haksızlığa başkaldıran Köroğlu'nun şanını kahramanlaştırır. Onun, Yiğit olan gümbür gümbür gürlesin Yiğidi doğuran ana bin yaşa. Ve yine; Mert dayanır namert kaçar Meydan gümbürder gümbürder Dizelerindeki haykıran gür ve yalın sesi, geçmişten günümüze kahramanlık narası olarak halkın gönlünde yer eder.

      4- Pir Sultan Abdal - Nergizhan Tekin / 240 Sayfa
      Değerli araştırmacı Cahit Öztelli'nin kaleme aldığı bu kitap, Pir Sultan Abdal'ın hayatı, sanatı ve şiirlerini içermektedir.

      Kitapta 327 tane manzume vardır, ayrıca son bölümde 25 nota yer almaktadır. Bunlar Pir Sultan'ın nefeslerinin besteleridir.

      Koyun beni Hak aşkına yanayım
      Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
      Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
      Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

      Pîr Sultan'ım arşa çıkar ünümüz
      O da bizim ulumuzdur, pîrimiz
      Hakk'a teslim olsun garip canımız
      Dönen dönsün benl dönmezem yolumdan
      7- Yunus Emre Şiirleri - Rıza Süreyya / 160 Sayfa
      Anadolu’nun Türk ülkesi haline gelmesi Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alâeddin Keykubat döneminde başlar. Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırda bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Burada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerini sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder.
      Ama bütün asker ayran içmesine ve kaplarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar.
      Yaşlı Türk kadını bir yandan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der:
      - Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim,
      - Doldur Ana..
      - Doldurun yavrularım..
      - Ana dolu, Ana dolu..
      Bu topraklar o gün bugündür Anadolu’dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır.
      Anadolu’nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşî Veli, Yunus Emre ve Mevlâna gibi “Anadolu Müslümanları” dediğimiz büyük manevî dinamikler vardır. Anadolu Müslümanları; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olmayı, ilmi düşünmeyi ilke edinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu.
      Anadolu Müslümanlarının öncülerini dört kitap olarak tasarladık. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşî Veli, Yunus Emre ve Mevlâna’yı bir kez de insanımıza biz anlatalım istedik.
      8- Ahmet Yesevi - Turan Bozkurt / 176 Sayfa
      Anadolu'nun Türk ülkesi haline gelmesi anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat döneminde başlar. Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırında bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Buarada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerin, sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder. Ama bütün asker ayran içmesine ve kapılarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar. Yaşlı Türk kadını bir yadnan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der : - Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim, - Doldur Ana - Doldurun yavrularım - Ana dolu , Ana dolu Bu topraklar o gün bugündür Anadolu'dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır. Anadolu'nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Ynus Emre ve Mevlana gibi " Anadolu Müslümanları " dediğimiz büyük manevi dinamikler vardır. Anadolu Müslünaları ; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olamyı, ilmi düşünmeyi ilke dinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu. Anadolu Müslümanlarının öcülerini dört kitap olarak tasarladık. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre ve Mevlana'yı bi kez de insanımıza biz anlatalım istedik.
      9- Mevlana Celaleddin Rumi - Turan Bozkurt / 208 Sayfa

      İnsan düşüncesine yepyeni bir mesaj veren ve İslam düşünürlerinin fikir ve sistemlerini, inanç akidelerini ruh, akıl ve sevgi üçgeni içinde sunan, insanlığa ahlak, din, ilim ve akıl yolunda heyecan katarak yeni ufuklar açan Mevlâna Celâleddin Rumi, müstesna bir varlık, bir ışık, manevi bir güneştir. Onun insan düşüncesine verdiği en büyük mesaj Aşk, Sevgi ve Birliktir.

      O, hiçbir şeyi inkâr etmez, ama her şeyi birleştirir, bütünleştirir ve sevdirir. O kimseyi ayrı görmez; Çünkü O, her şeyin Allah'ın zuhur ve tecellisi olduğunu bilir ve bunu gönlüne ve insan aklına hâl olarak yansıtır.

      İnsan yaratılmışların en şereflisidir düsturuyla; her dilden, her dinden, her renkten insanı kucaklayan Hz. Mevlâna sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün sembolüdür.

      5- Hacı Bektaş-i Veli - Turan Bozkurt / 200 Sayfa

      Anadolu'nun Türk ülkesi haline gelmesi anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat döneminde başlar.
      Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırında bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Buarada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerin, sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder.

      Ama bütün asker ayran içmesine ve kapılarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar. Yaşlı Türk kadını bir yadnan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der :

      - Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim,

      - Doldur Ana…

      - Doldurun yavrularım…

      - Ana dolu, Ana dolu…

      Bu topraklar o gün bugündür Anadolu'dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır. Anadolu'nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Ynus Emre ve Mevlana gibi "Anadolu Müslümanları" dediğimiz büyük manevi dinamikler vardır.

      Anadolu Müslümanları ; Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olamyı, ilmi düşünmeyi ilke dinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu.

      Anadolu Müslümanlarının öncülerini dört kitap olarak tasarladık. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre ve Mevlana'yı bi kez de insanımıza biz anlatalım istedik.

      6- Hacı Bayram-ı Veli - Ali Güler / 168 Sayfa
      Hacı Bayram-ı Velî,  Müslüman Türk milletinin yetiştirdiği ve “ulu kişi” diye andığı insanlardan birisidir. Anadolu’nun göbeğinde, Ankara’da doğup büyümüş ve aldığı ciddi eğitim ile çevresine örnek olmuştur. Daha sonra “müderris” olarak Ankaralılara hizmetler vermiş, etkileri günümüze uzanan ve ismiyle anılan “Bayramiyye” tarikatının kurucusu olmuş bir manevi önderdir. Hacı Bayram-ı Velî Ankara’nın “sahibidir.”
       
      Bu eserde Hacı Bayram-ı Velî her yönüyle ele alınmıştır. O’nun manevi/dini duruşu; İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Maturudi, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Velî çizgisindeki çok önemli bir halkadır.
       
      Hacı Bayram, doğru İslam’ı, Kur’an İslam’ını ve “Ben güzel ahlakı tamamlamak için dünyaya geldim” diyen Hazreti Muhammed’in sünnetini arı duru Türkçesi ile anlatan, öğrencilerine Arapça ve Farsçadan önemli eserleri çevirttiren bir manevi önderdir.
       
      Hacı Bektaş-ı Velî’nin, “eline (iline/devletine), beline (sınırlarına/vatanına), diline (Türkçene) sahip çık!” Düsturuna Anadolu’nun ortasında, Ankara’da ses vermiştir. Ruhu şad olsun. Hacı Bayramların bu topraklara ektikleri “kardeşlik, sevgi, birlik ve bütünlük” tohumları hep yeşersin, daima yaşasın.
  • Taksit Seçenekleri
    • Axess Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      59,40   
      59,40   
      2
      30,89   
      61,78   
      3
      20,99   
      62,96   
      6
      10,69   
      64,15   
      9
      7,26   
      65,34   
      Finansbank Kartları
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      59,40   
      59,40   
      2
      30,89   
      61,78   
      3
      20,99   
      62,96   
      6
      10,69   
      64,15   
      9
      7,26   
      65,34   
      Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      59,40   
      59,40   
      2
      30,89   
      61,78   
      3
      20,99   
      62,96   
      6
      10,69   
      64,15   
      9
      7,26   
      65,34   
      Paraf Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      59,40   
      59,40   
      2
      30,89   
      61,78   
      3
      20,99   
      62,96   
      6
      10,69   
      64,15   
      9
      7,26   
      65,34   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      59,40   
      59,40   
      2
      30,89   
      61,78   
      3
      20,99   
      62,96   
      6
      10,69   
      64,15   
      9
      7,26   
      65,34   
      World Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      59,40   
      59,40   
      2
      30,89   
      61,78   
      3
      20,99   
      62,96   
      6
      10,69   
      64,15   
      9
      7,26   
      65,34   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      59,40   
      59,40   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      6
      -   
      -   
      9
      -   
      -   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Yayınevinin Diğer Kitapları
  • Yazarın Diğer Kitapları
Kapat