Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%56
Düşünürler Seti (Hediyeli) %56 indirimli

Hediye Kabartma Atatürk İmzalı Ahşap Tepsi ve Bardak AltlığıDüşünürler Seti (Hediyeli)10 Kitap

Liste Fiyatı : 149,00TL
İndirimli Fiyat : 65,00TL
Kazancınız : 84,00TL
Taksitli fiyat : 9 x 7,94TL
Düşünürler Seti (Hediyeli)
Düşünürler Seti (Hediyeli) Hediye Kabartma Atatürk İmzalı Ahşap Tepsi ve Bardak Altlığı 10 Kitap
Parola Yayınları
65.00

1 - Karl Marx

Karl Marx, Yahudi asıllı Alman filozof, politik ekonomisttir. Komünizmin manifestosunu yazmıştır. Ölümüne en çok dostu ve ölümüne en çok düşmanı olan fikir adamıdır. 
Marx'ın ekonomi alanındaki çalışmaları, günümüzde emeği, emek-sermaye ilişkisini ve bunları takip eden ekonomi düşüncesini kavramanın büyük bir kısmı için temel oluşturmuştur. 
Sosyoloji ve sosyal bilimleri başlatan isimler arasında ilk sırada yer alır. 
En fazla kitap onun hakkında yazılmıştır. Marx, komünist devrimin Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. 
Kapitalizmin içinde burjuvazi ve proletarya arasındaki sınıf çelişkilerinin çalışan sınıfın siyasî zaferi ve bunun sonucu kurulacak sınıfsız bir toplumla komünizmin gerçekleşeceğini iddia eder.
Marx düşüncelerinin hayata geçmesi için büyük mücadele verdi. İşçi sınıfının, kapitalizmin yıkılması ve sosyo-ekonomik bir değişimin geçirilmesi faal olması gerektiğini savundu. 
Karl Marx'ın görüşleri, özellikle ölümünden sonra, Marksizm genel başlığı altında incelenmiştir ve tartışılmıştır. Marx’ı anlamak noktasında kitabımızda, karşı görüşe de, araya girmeden, geniş yer verdik. 
New York Tribüne gazetesinde on yol boyunca, Avrupa ve Asya’daki politik olayları ele alan haftalık makaleler yazmıştır. Marx Türkiye üzerine tezlerini çoklukla bu gazetede işlemiştir.

2 - Sokrates

Sokrates, Antik Yunan’da retoriğin hâkim olduğu Sofistik dönemde yaşamıştır. Platon ve Aristoteles’le birlikte Antik Yunan’ın en büyük düşünürlerindendir. Hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Fikirlerini ancak öğrencisi Platon’un diyaloglarından ve yazar Ksenophon’un Sokrates’e dair hatıralarını topladığı Memorabilia’dan öğrenebiliyoruz. 
Platon’un diyalogları dışında, Sokrates ile ilgili elimizdeki en eski metin, Sokrates’in Savunması’dır. Bu, Yunan felsefesinden günümüze ulaşan en eski belgedir. Daha önceki her şey kaybolmuştur. 
Bu eserler, fikirlerine dair önemli ipuçları vermenin yanında tarihi kişiliği hakkında da bilgi verir. 
Sokrates, bir dönem doğa filozofu Anaksagoras’ın derslerini dinlediyse de tabiat felsefesi konusuna fazla ilgi göstermemiştir. İnsanla ve toplumla ilgi¬lenmeyi tercih etmiş, bu konularda fikir üretmiştir. 
Sık sık cehaletinden söz eden Sokrates, Tek bildiğim, bir şey bilmediğimdir. Sözüyle tanınır. 
M.Ö. 399 senesinde tanrıtanımazlıkla ve gençleri yozlaştırmakla suçlanan Sokrates, Atina’daki halk mahkemesinde ölüme mahkûm edilince baldıran zehriyle hayatına son vermiştir. Öğ¬rencileri, Sokrates’in ölümünün ardından kurdukları farklı okullarda fikirlerini yaşatma çabasına girmişlerdir. 
Sokrates aslında felsefeyi yeniden kurmuştur ve Savunma’sı başlı başına felsefeye giriştir.

3- İmmanuel Kant

Immanuel Kant yaşadığı dönemde büyük ilgi görmüş ve ilgi gittikçe artmış, hakkında çok sayıda tez yazılmış, kitap yayınlanmıştır. 
Onun dönemi Aydınlanma dönemidir. Kendisi de aydınlanma üzerine tezler geliştirmiştir. 
Aklın ve aklı kullanmanın ön planda olduğu dönemde Kant Aklını kullanma cesaretini göster! diyerek insanlığa çağrıda bulunmuştur. 
Kant Fransız İhtilali’yle birlikte hem cumhuriyetçi yönetimlerin artmasına dair umutlanmış hem de bu ihtilâlin kanlı olmasından dolayı da devlet başkanına isyanı doğru bulmamıştır. 
Kant’ın insan haklarına dair fikirleri çok önemlidir. 
Ferdlerin devlet karşısında eşit olduklarını savunarak soy üstünlüğü anlayışının karşısında durmuştur. 
Adalet, onun için tartışmasız kabul edilmesi gereken bir kavramdır. 
Ona göre; fertler, birbirlerine göre eşit olabilmeleri için devlet çatısı altında toplanmışlardır. 
Uluslararası ilişkiler de tıpkı insanların devlet çatısı altında toplanması gibi devletlerinde, kendilerinden üst bir yapı içerisinde toplanması gerektiğini ifade etmiştir. 
Immanuel Kant, felsefede yeni çığırlar açmasının yanında, 1795 yılında yayımladığı Ebedî Barış Üzerine adlı çalışması ile barış hakkında o zamana kadar ortaya konmuş düşüncelerin seyrini büyük ölçüde etkilemiştir. 
Kant ticarete büyük önem vermiştir. Ticaret sayesinde devletler birbirleriyle alış-veriş edecekler ve böylece bağ kuracaklardır.

4 - Nietzsche

Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog. 
Nietzsche problemlidir. Ailesiyle geçinemiyordu, sevdiği kadın onu reddetmişti, kitapları satmadı. Ve sadece 44 yaşındayken zihnen çöküş yaşamıştır. 
Kundera’nın bahsettiği ata sarılarak Seni anlıyorum diye haykıran Nietzsche orada yere yığılıp kalmış, üzücü geçen 11 yıl sonra da ölmüştür. 
Onun felsefesi, kendi deyişiyle, üst insanlar, hayat onlara ne verirse versin, içlerinde bulundukları durumların ve zorlukların bir şekilde üstesinden gelirler. 
Çağına karşı çıkış Nietzsche felsefesinin ana çizgisidir. Çağındaki entelektüalizme, felsefe sistemlerine, tarih akımlarına, çağında egemen olan tarih anlayışına ve bü¬tün değerlere karşı çıkmıştır. 
Ona göre, sırf doğruluk diye bir şey yoktur. Evrende yalnızca değişme vardır. Akıp giden, durmadan değişen bir gelişme vardır. Bu değişmeyi sürdüren de hayatın kendisidir. Öyleyse yaşamak, her şeyin üstündedir. 
Nietzsche'¬ye göre, tarihin gücüne karşı gelen, başkaldıran kimse erdemli insandır. 
İnsanlığın amacı, gücünün sonuna varmak değil, daha yükseklere erişmek olmalıdır. Bunun için de her şeyden önce yaşamayı öğrenmeli ve tarihi de yaşamanın hizmetinde kullanmalıdır. 
Friedrich Nietzsche, kitaplarının bize 'gerçekte olduğumuz kişi olmayı' öğretmesini istiyordu.

5 - Aristoteles

Aristo ve Aristoteles olarak anılan Platon'un öğrencisi ünlü filozof, milattan önce yaşamıştır ve ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir.Yunan filozofu Aristoteles aynı zamanda Avrupa'nın büyük biyologlarından biridir. Büyük İskender'e de hocalık yapmıştır. 
Ferdin ve aklının iktidarının, türlü faali¬yetlerde kullandığı metot ve vasıtaların tahliline ça¬lışan "hümanist" ve "Sofist" görüşleri takip eden, düşünce ve eşya arasındaki ilişkiyi sezen, düşün¬ceye kendi haklarını vermek ve tanımak suretiyle vücut ve hayat veren Sokratesçi akımda belirmesi, varlığını düşünce tarihi boyunca bütün çürütme çabalarına rağmen devam et¬tirmesi bakımından bir ilim pratisyeni olduğu ka¬dar bir ilim teorisyeni de olan Aristo'nun sistemi kadar metodu da büyük bir önem taşır. 
Sofist düşünceler karşısında Sokrates ve Platon'dan başlayan sistem düşüncesi ile paralel, metot endişesi ve ihtiyacı onunla belli bir zorunluluk ve değer kazanmaktadır. 
Günümüzde mantık olarak bilinen, Aristo'nun analitik adını vermiş olduğu ilim, doğruluğun tam anlamıyla araştırılmasını, nesnelerin sebeplerini ortaya çıkartan bir ilim dalıdır. 
Aristoteles, felsefesinin temel taşlarındandır. Onu okumadan dünya düşünce tarihini yerli yerine oturtamayız

6 - Freud

Freud, kurucusu olduğu psikanaliz ekolü ve kaleme aldığı te¬mel eserleriyle, çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve psikiyatrdır. Ayrıca nörolog, psikanalizci, filozof ve yazardır. 
Özellikle kabile toplumlarından günümüze kadar gelişen aile içi ilişkileri, sosyal hayattaki tabu kavramlarını psikoloji terminolojisine kazandırmıştır. 
Öyle ki; belki de psikanalize en ihtiyaç duyan kişilerden biri Freud’du. Birçok korkusu, nevrozu, hastalığı vardı. Özellikle de elinden bir türlü düşürmediği, neticede onu kanser eden puro bağımlısıydı. 
Freud'un farklı bir hayatı vardı. Ancak kendisinin anlayabileceği garip düşünce yapısına sahipti. 
Freud dört temel fikir üzerinde durmuştur; Bunlar bilinçaltı, rüyalar, psikanaliz ve cinselliktir. 
Freud, kişiliği id, ego ve süper ego’dan oluşan ve birbiriyle etkilenme halinde olan bir sistem olarak görmüştür. 
Freud, din üzerinde durmuştur. Bununla beraber ilmi öne çıkarmıştır. İnsanın yanılsamasız yaşayabileceği ütopik günün hemen gerçekleşmeyeceğini de kabul eder ve yanılsamaların üzerinde durmak gerektiğini söyler: 
Bizim bilimimiz yanılsama değildir. Aksine yanılsama, ilmin bize veremeyeceğini bizim başka yerden elde edebileceğimizi zannetmemizdir. 
Bütün bunlar Freud’un ana konularıdır.

7 - Descartes

Düşünüyorum öyleyse varım. sözüyle tanınan Descartes, 17. yüzyıl felsefesine 
damgasını vurmuş bir filozoftur. 
Descartes, Kartezyanizmin kurucusudur. Kartezyan Descartes ile ilgili anlamındaki sıfat Cartésien sıfatından gelir. 
Geometrik analizi ortaya atan Descartes’in amacı matematikte kullanılan metodu felsefeye uygulamak ve bunu felsefenin yöntemi yapmaktı. Descartes’in metodu, önce kavram analiziyle karmaşık olguları basit unsurlara ayırıp sonra bu unsurların birbirleriyle ilişkilerini görerek gerçeğin yapısını bütünüyle algılamaya ve birleştirmeye dayanan temelde akıcı bir metottur. 
17. yüzyıl metafiziğinin kurucularından olan Descartes'in dine karşı beslediği duygular samimi görülür. Onun hayatı, yazışmaları, bu konudaki tutumunu apaçık olarak ortaya koymaktadır. İsveç kraliçesi gibi Protestanlarla yazışmalarında dogmalar konusunda hiçbir taviz vermemiş ve Kraliçe, Katolikliği Descartes'in etkisiyle kabul ettiğini söylemiştir. 
Descartes'e göre; gerçek ancak her insanda var olan sağduyu ve akıl aracılığıyla bulunabilir. Bu yolla filozof, başlıca niteliği evrensellik olan akla iyi bir metot bulmaya çalışmıştır. 
Descartes, kendisinden sonra gelen hemen bütün düşünürleri etkilemiştir.

8 - Platon

Platon, İslâm kaynaklarındaki adıyla Eflatun, Antik klâsik Yunan filozofu, matematikçi ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi'nin kurucusudur. 
Platon Sokrates'in öğrencisi ve Aristoteles'in hocası olmuştur. 
İdealist felsefe, Eflatun ile en doruk noktasına ulaşmıştır. Eflatun bir sanatçı ve özellikle edebiyatçı olarak yetiştirilmiş olmasından büyük ölçüde istifade etmiş, kurguladığı fikri ürünleri, çok ustaca, ve şiir gibi anlatmış ve çok etkili olmuştur. 
Araştırıcılar, Eflatun'dan sonraki bütün Batı felsefesini onun eserine düşülmüş dipnotlar olarak görürler. 
Platon, dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve tahayyül yoluyla ulaşılabileceğini savunmuş, insan ruhunun ölümden sonra beden dışında kalıcı olan idealar dünyasına ulaşacağını söylemiştir. 
Görüşleri ortaçağda İslam filozofları tarafından korunmuş ve İslam düşünce dünyasındaki Yeni Eflatunculuk akımına yol açmıştır. 
Rönesans sonrasında Batı Avrupa'da Antik Yunancadan çevirileri yapılmıştır. 
Platon'un felsefesi, bilgi, idealar, ruhun ölümsüzlüğü, kozmoloji ve devlet ile ilgili kuramlarıdır. 
Sokrates ve Eflatun'a göre felsefenin amacı, insanın mutluluğudur. 
Erdemin temeli bilgi, özü idealar kavramı, gerekçesi kozmoloji, teminatı ölümsüzlük, hayat sığınağı devlet tir.

9 - İbn Haldun

İbn Haldun, İslâm düşünce hayatının belli başlı isimlerindendir. 
Fikir olarak kimseye bağlı kalmamış ve kendisinin de iddia ettiği gibi, orijinal olması için tenkidî eserler ortaya koymuştur. 
İbn Haldun’un yaşadığı dönemi, bugünle kıyaslayarak eserini değerlendirmemek gerekir. 
İbn Haldun ilim için, Endülüs’ten çıkarak, Fas’a, Tunus’a ve Mısır’a gitmiştir. 
İbn Haldun’un dikkat çeken bir hususu, İslâm dışı kaynaklardan ulaşabildiklerini kullanmasıdır. Zamanının bütün ilmî gelişmelerinden haberdar olduğu görülmektedir. 
İbn Haldun bir tarih felsefecisi ve sosyal tarihçidir. Ümran ilmi adını verdiği ilimle tarihî olguları çeşitli sebeplerin birbirine etkisiyle açıklamaya çalışmıştır. 
Mukaddime’de devletlerin yükselmesi ve bozulmasının sebeplerini ampirik verilere dayalı bir tarih anlayışı ile çözümlemeyi denemiştir. 
Onun çözümlemelerinde kullandığı temel kavramlar; asabiyet, ümran, bedevîlik, hadarîlik tir. 
İbn Haldun sosyal çözümlemelerinde basit ve sade hayatı savunmuştur. J. J. Rousseau’nun toplum yaşamının insanın iyi olan doğasını bozduğu düşüncesi gibi İbn Haldun da şehir hayatına karşı bedevî hayatı öne çıkarmıştır. 
İbn Haldun devlet yönetimi tezleriyle de dikkati çekmiştir.

10 - Montesquieu

Montesquieu, Tabiata ancak itaat edilerek hükmedilebilir sözünü toplum gerçeğine tatbik etmek di¬rayetini göstermiş ender düşünürlerdendir.Montesquieu, gençliğinde hukuk tahsil etmiş, meşhur olmadan evvel tabiat tarihi, fizik, ahlâk ve siyaset ve nihayet tarihle ilgili çeşitli denemeler yazmıştır. 
Lettres Persanes (İran Mektupları) eseriyle ünlenmiştir. Zamanının örf âdet ve müessesele¬rini mizahî bir üslûpla tenkit etmiştir. 
Fransız Akademisi’ne üye seçilmiş, on iki yıl hâkimlik, yirmi yedi yıl Bordeau şehrinde meclis başkanlığı yapmıştır. Yine faal siyasî hayata atılmaksızın ömrünü araştırmalara vermiş, toplumun alışkanlıklarını, yaşama tarzlarını çözmeye çalışmıştır. 
Viyana'ya, Macaristan'a, İtalya'ya, İsviçre'ye, Hollanda'ya ve İngiltere'ye gitmiştir. İngiltere’de iki yıl kalmış, İngilizler onda derin izler bırakmış, bu milletin mües¬seselerine ve hayat şartlarına hayranlık duymuştur. 
İngiltere gezisinden dönüşünde kendisini tamamen ilmî çalışmalara vererek 1734 de Romalıların yükseliş ve batışları hakkındaki eserini yazmıştır. 
1748’de yirmi yıldan beri gerek ta¬rihî ve hukukî metinler üzerinde yaptığı araştırmalardan gerek çeşitli seyahat notlarından elde ettiği zengin malzemeyi işlemek suretiyle en meşhur eseri olan Esprits des Loisnu (Kanunların Ruhu) yayımlamıştır. 
Montesquieu klasik düşünür¬lerin sonuncusu, sosyologların ilki kabul edilir.

  • Açıklama
    • 1 - Karl Marx

      Karl Marx, Yahudi asıllı Alman filozof, politik ekonomisttir. Komünizmin manifestosunu yazmıştır. Ölümüne en çok dostu ve ölümüne en çok düşmanı olan fikir adamıdır. 
      Marx'ın ekonomi alanındaki çalışmaları, günümüzde emeği, emek-sermaye ilişkisini ve bunları takip eden ekonomi düşüncesini kavramanın büyük bir kısmı için temel oluşturmuştur. 
      Sosyoloji ve sosyal bilimleri başlatan isimler arasında ilk sırada yer alır. 
      En fazla kitap onun hakkında yazılmıştır. Marx, komünist devrimin Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. 
      Kapitalizmin içinde burjuvazi ve proletarya arasındaki sınıf çelişkilerinin çalışan sınıfın siyasî zaferi ve bunun sonucu kurulacak sınıfsız bir toplumla komünizmin gerçekleşeceğini iddia eder.
      Marx düşüncelerinin hayata geçmesi için büyük mücadele verdi. İşçi sınıfının, kapitalizmin yıkılması ve sosyo-ekonomik bir değişimin geçirilmesi faal olması gerektiğini savundu. 
      Karl Marx'ın görüşleri, özellikle ölümünden sonra, Marksizm genel başlığı altında incelenmiştir ve tartışılmıştır. Marx’ı anlamak noktasında kitabımızda, karşı görüşe de, araya girmeden, geniş yer verdik. 
      New York Tribüne gazetesinde on yol boyunca, Avrupa ve Asya’daki politik olayları ele alan haftalık makaleler yazmıştır. Marx Türkiye üzerine tezlerini çoklukla bu gazetede işlemiştir.

      2 - Sokrates

      Sokrates, Antik Yunan’da retoriğin hâkim olduğu Sofistik dönemde yaşamıştır. Platon ve Aristoteles’le birlikte Antik Yunan’ın en büyük düşünürlerindendir. Hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Fikirlerini ancak öğrencisi Platon’un diyaloglarından ve yazar Ksenophon’un Sokrates’e dair hatıralarını topladığı Memorabilia’dan öğrenebiliyoruz. 
      Platon’un diyalogları dışında, Sokrates ile ilgili elimizdeki en eski metin, Sokrates’in Savunması’dır. Bu, Yunan felsefesinden günümüze ulaşan en eski belgedir. Daha önceki her şey kaybolmuştur. 
      Bu eserler, fikirlerine dair önemli ipuçları vermenin yanında tarihi kişiliği hakkında da bilgi verir. 
      Sokrates, bir dönem doğa filozofu Anaksagoras’ın derslerini dinlediyse de tabiat felsefesi konusuna fazla ilgi göstermemiştir. İnsanla ve toplumla ilgi¬lenmeyi tercih etmiş, bu konularda fikir üretmiştir. 
      Sık sık cehaletinden söz eden Sokrates, Tek bildiğim, bir şey bilmediğimdir. Sözüyle tanınır. 
      M.Ö. 399 senesinde tanrıtanımazlıkla ve gençleri yozlaştırmakla suçlanan Sokrates, Atina’daki halk mahkemesinde ölüme mahkûm edilince baldıran zehriyle hayatına son vermiştir. Öğ¬rencileri, Sokrates’in ölümünün ardından kurdukları farklı okullarda fikirlerini yaşatma çabasına girmişlerdir. 
      Sokrates aslında felsefeyi yeniden kurmuştur ve Savunma’sı başlı başına felsefeye giriştir.

      3- İmmanuel Kant

      Immanuel Kant yaşadığı dönemde büyük ilgi görmüş ve ilgi gittikçe artmış, hakkında çok sayıda tez yazılmış, kitap yayınlanmıştır. 
      Onun dönemi Aydınlanma dönemidir. Kendisi de aydınlanma üzerine tezler geliştirmiştir. 
      Aklın ve aklı kullanmanın ön planda olduğu dönemde Kant Aklını kullanma cesaretini göster! diyerek insanlığa çağrıda bulunmuştur. 
      Kant Fransız İhtilali’yle birlikte hem cumhuriyetçi yönetimlerin artmasına dair umutlanmış hem de bu ihtilâlin kanlı olmasından dolayı da devlet başkanına isyanı doğru bulmamıştır. 
      Kant’ın insan haklarına dair fikirleri çok önemlidir. 
      Ferdlerin devlet karşısında eşit olduklarını savunarak soy üstünlüğü anlayışının karşısında durmuştur. 
      Adalet, onun için tartışmasız kabul edilmesi gereken bir kavramdır. 
      Ona göre; fertler, birbirlerine göre eşit olabilmeleri için devlet çatısı altında toplanmışlardır. 
      Uluslararası ilişkiler de tıpkı insanların devlet çatısı altında toplanması gibi devletlerinde, kendilerinden üst bir yapı içerisinde toplanması gerektiğini ifade etmiştir. 
      Immanuel Kant, felsefede yeni çığırlar açmasının yanında, 1795 yılında yayımladığı Ebedî Barış Üzerine adlı çalışması ile barış hakkında o zamana kadar ortaya konmuş düşüncelerin seyrini büyük ölçüde etkilemiştir. 
      Kant ticarete büyük önem vermiştir. Ticaret sayesinde devletler birbirleriyle alış-veriş edecekler ve böylece bağ kuracaklardır.

      4 - Nietzsche

      Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog. 
      Nietzsche problemlidir. Ailesiyle geçinemiyordu, sevdiği kadın onu reddetmişti, kitapları satmadı. Ve sadece 44 yaşındayken zihnen çöküş yaşamıştır. 
      Kundera’nın bahsettiği ata sarılarak Seni anlıyorum diye haykıran Nietzsche orada yere yığılıp kalmış, üzücü geçen 11 yıl sonra da ölmüştür. 
      Onun felsefesi, kendi deyişiyle, üst insanlar, hayat onlara ne verirse versin, içlerinde bulundukları durumların ve zorlukların bir şekilde üstesinden gelirler. 
      Çağına karşı çıkış Nietzsche felsefesinin ana çizgisidir. Çağındaki entelektüalizme, felsefe sistemlerine, tarih akımlarına, çağında egemen olan tarih anlayışına ve bü¬tün değerlere karşı çıkmıştır. 
      Ona göre, sırf doğruluk diye bir şey yoktur. Evrende yalnızca değişme vardır. Akıp giden, durmadan değişen bir gelişme vardır. Bu değişmeyi sürdüren de hayatın kendisidir. Öyleyse yaşamak, her şeyin üstündedir. 
      Nietzsche'¬ye göre, tarihin gücüne karşı gelen, başkaldıran kimse erdemli insandır. 
      İnsanlığın amacı, gücünün sonuna varmak değil, daha yükseklere erişmek olmalıdır. Bunun için de her şeyden önce yaşamayı öğrenmeli ve tarihi de yaşamanın hizmetinde kullanmalıdır. 
      Friedrich Nietzsche, kitaplarının bize 'gerçekte olduğumuz kişi olmayı' öğretmesini istiyordu.

      5 - Aristoteles

      Aristo ve Aristoteles olarak anılan Platon'un öğrencisi ünlü filozof, milattan önce yaşamıştır ve ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir.Yunan filozofu Aristoteles aynı zamanda Avrupa'nın büyük biyologlarından biridir. Büyük İskender'e de hocalık yapmıştır. 
      Ferdin ve aklının iktidarının, türlü faali¬yetlerde kullandığı metot ve vasıtaların tahliline ça¬lışan "hümanist" ve "Sofist" görüşleri takip eden, düşünce ve eşya arasındaki ilişkiyi sezen, düşün¬ceye kendi haklarını vermek ve tanımak suretiyle vücut ve hayat veren Sokratesçi akımda belirmesi, varlığını düşünce tarihi boyunca bütün çürütme çabalarına rağmen devam et¬tirmesi bakımından bir ilim pratisyeni olduğu ka¬dar bir ilim teorisyeni de olan Aristo'nun sistemi kadar metodu da büyük bir önem taşır. 
      Sofist düşünceler karşısında Sokrates ve Platon'dan başlayan sistem düşüncesi ile paralel, metot endişesi ve ihtiyacı onunla belli bir zorunluluk ve değer kazanmaktadır. 
      Günümüzde mantık olarak bilinen, Aristo'nun analitik adını vermiş olduğu ilim, doğruluğun tam anlamıyla araştırılmasını, nesnelerin sebeplerini ortaya çıkartan bir ilim dalıdır. 
      Aristoteles, felsefesinin temel taşlarındandır. Onu okumadan dünya düşünce tarihini yerli yerine oturtamayız

      6 - Freud

      Freud, kurucusu olduğu psikanaliz ekolü ve kaleme aldığı te¬mel eserleriyle, çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve psikiyatrdır. Ayrıca nörolog, psikanalizci, filozof ve yazardır. 
      Özellikle kabile toplumlarından günümüze kadar gelişen aile içi ilişkileri, sosyal hayattaki tabu kavramlarını psikoloji terminolojisine kazandırmıştır. 
      Öyle ki; belki de psikanalize en ihtiyaç duyan kişilerden biri Freud’du. Birçok korkusu, nevrozu, hastalığı vardı. Özellikle de elinden bir türlü düşürmediği, neticede onu kanser eden puro bağımlısıydı. 
      Freud'un farklı bir hayatı vardı. Ancak kendisinin anlayabileceği garip düşünce yapısına sahipti. 
      Freud dört temel fikir üzerinde durmuştur; Bunlar bilinçaltı, rüyalar, psikanaliz ve cinselliktir. 
      Freud, kişiliği id, ego ve süper ego’dan oluşan ve birbiriyle etkilenme halinde olan bir sistem olarak görmüştür. 
      Freud, din üzerinde durmuştur. Bununla beraber ilmi öne çıkarmıştır. İnsanın yanılsamasız yaşayabileceği ütopik günün hemen gerçekleşmeyeceğini de kabul eder ve yanılsamaların üzerinde durmak gerektiğini söyler: 
      Bizim bilimimiz yanılsama değildir. Aksine yanılsama, ilmin bize veremeyeceğini bizim başka yerden elde edebileceğimizi zannetmemizdir. 
      Bütün bunlar Freud’un ana konularıdır.

      7 - Descartes

      Düşünüyorum öyleyse varım. sözüyle tanınan Descartes, 17. yüzyıl felsefesine 
      damgasını vurmuş bir filozoftur. 
      Descartes, Kartezyanizmin kurucusudur. Kartezyan Descartes ile ilgili anlamındaki sıfat Cartésien sıfatından gelir. 
      Geometrik analizi ortaya atan Descartes’in amacı matematikte kullanılan metodu felsefeye uygulamak ve bunu felsefenin yöntemi yapmaktı. Descartes’in metodu, önce kavram analiziyle karmaşık olguları basit unsurlara ayırıp sonra bu unsurların birbirleriyle ilişkilerini görerek gerçeğin yapısını bütünüyle algılamaya ve birleştirmeye dayanan temelde akıcı bir metottur. 
      17. yüzyıl metafiziğinin kurucularından olan Descartes'in dine karşı beslediği duygular samimi görülür. Onun hayatı, yazışmaları, bu konudaki tutumunu apaçık olarak ortaya koymaktadır. İsveç kraliçesi gibi Protestanlarla yazışmalarında dogmalar konusunda hiçbir taviz vermemiş ve Kraliçe, Katolikliği Descartes'in etkisiyle kabul ettiğini söylemiştir. 
      Descartes'e göre; gerçek ancak her insanda var olan sağduyu ve akıl aracılığıyla bulunabilir. Bu yolla filozof, başlıca niteliği evrensellik olan akla iyi bir metot bulmaya çalışmıştır. 
      Descartes, kendisinden sonra gelen hemen bütün düşünürleri etkilemiştir.

      8 - Platon

      Platon, İslâm kaynaklarındaki adıyla Eflatun, Antik klâsik Yunan filozofu, matematikçi ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi'nin kurucusudur. 
      Platon Sokrates'in öğrencisi ve Aristoteles'in hocası olmuştur. 
      İdealist felsefe, Eflatun ile en doruk noktasına ulaşmıştır. Eflatun bir sanatçı ve özellikle edebiyatçı olarak yetiştirilmiş olmasından büyük ölçüde istifade etmiş, kurguladığı fikri ürünleri, çok ustaca, ve şiir gibi anlatmış ve çok etkili olmuştur. 
      Araştırıcılar, Eflatun'dan sonraki bütün Batı felsefesini onun eserine düşülmüş dipnotlar olarak görürler. 
      Platon, dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve tahayyül yoluyla ulaşılabileceğini savunmuş, insan ruhunun ölümden sonra beden dışında kalıcı olan idealar dünyasına ulaşacağını söylemiştir. 
      Görüşleri ortaçağda İslam filozofları tarafından korunmuş ve İslam düşünce dünyasındaki Yeni Eflatunculuk akımına yol açmıştır. 
      Rönesans sonrasında Batı Avrupa'da Antik Yunancadan çevirileri yapılmıştır. 
      Platon'un felsefesi, bilgi, idealar, ruhun ölümsüzlüğü, kozmoloji ve devlet ile ilgili kuramlarıdır. 
      Sokrates ve Eflatun'a göre felsefenin amacı, insanın mutluluğudur. 
      Erdemin temeli bilgi, özü idealar kavramı, gerekçesi kozmoloji, teminatı ölümsüzlük, hayat sığınağı devlet tir.

      9 - İbn Haldun

      İbn Haldun, İslâm düşünce hayatının belli başlı isimlerindendir. 
      Fikir olarak kimseye bağlı kalmamış ve kendisinin de iddia ettiği gibi, orijinal olması için tenkidî eserler ortaya koymuştur. 
      İbn Haldun’un yaşadığı dönemi, bugünle kıyaslayarak eserini değerlendirmemek gerekir. 
      İbn Haldun ilim için, Endülüs’ten çıkarak, Fas’a, Tunus’a ve Mısır’a gitmiştir. 
      İbn Haldun’un dikkat çeken bir hususu, İslâm dışı kaynaklardan ulaşabildiklerini kullanmasıdır. Zamanının bütün ilmî gelişmelerinden haberdar olduğu görülmektedir. 
      İbn Haldun bir tarih felsefecisi ve sosyal tarihçidir. Ümran ilmi adını verdiği ilimle tarihî olguları çeşitli sebeplerin birbirine etkisiyle açıklamaya çalışmıştır. 
      Mukaddime’de devletlerin yükselmesi ve bozulmasının sebeplerini ampirik verilere dayalı bir tarih anlayışı ile çözümlemeyi denemiştir. 
      Onun çözümlemelerinde kullandığı temel kavramlar; asabiyet, ümran, bedevîlik, hadarîlik tir. 
      İbn Haldun sosyal çözümlemelerinde basit ve sade hayatı savunmuştur. J. J. Rousseau’nun toplum yaşamının insanın iyi olan doğasını bozduğu düşüncesi gibi İbn Haldun da şehir hayatına karşı bedevî hayatı öne çıkarmıştır. 
      İbn Haldun devlet yönetimi tezleriyle de dikkati çekmiştir.

      10 - Montesquieu

      Montesquieu, Tabiata ancak itaat edilerek hükmedilebilir sözünü toplum gerçeğine tatbik etmek di¬rayetini göstermiş ender düşünürlerdendir.Montesquieu, gençliğinde hukuk tahsil etmiş, meşhur olmadan evvel tabiat tarihi, fizik, ahlâk ve siyaset ve nihayet tarihle ilgili çeşitli denemeler yazmıştır. 
      Lettres Persanes (İran Mektupları) eseriyle ünlenmiştir. Zamanının örf âdet ve müessesele¬rini mizahî bir üslûpla tenkit etmiştir. 
      Fransız Akademisi’ne üye seçilmiş, on iki yıl hâkimlik, yirmi yedi yıl Bordeau şehrinde meclis başkanlığı yapmıştır. Yine faal siyasî hayata atılmaksızın ömrünü araştırmalara vermiş, toplumun alışkanlıklarını, yaşama tarzlarını çözmeye çalışmıştır. 
      Viyana'ya, Macaristan'a, İtalya'ya, İsviçre'ye, Hollanda'ya ve İngiltere'ye gitmiştir. İngiltere’de iki yıl kalmış, İngilizler onda derin izler bırakmış, bu milletin mües¬seselerine ve hayat şartlarına hayranlık duymuştur. 
      İngiltere gezisinden dönüşünde kendisini tamamen ilmî çalışmalara vererek 1734 de Romalıların yükseliş ve batışları hakkındaki eserini yazmıştır. 
      1748’de yirmi yıldan beri gerek ta¬rihî ve hukukî metinler üzerinde yaptığı araştırmalardan gerek çeşitli seyahat notlarından elde ettiği zengin malzemeyi işlemek suretiyle en meşhur eseri olan Esprits des Loisnu (Kanunların Ruhu) yayımlamıştır. 
      Montesquieu klasik düşünür¬lerin sonuncusu, sosyologların ilki kabul edilir.

      Stok Kodu
      :
      56987455223
      Boyut
      :
      13,5 x 21 cm
      Sayfa Sayısı
      :
      1443
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Axess Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      65,00   
      65,00   
      2
      33,80   
      67,60   
      3
      22,97   
      68,90   
      6
      11,70   
      70,20   
      9
      7,94   
      71,50   
      Finansbank Kartları
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      65,00   
      65,00   
      2
      33,80   
      67,60   
      3
      22,97   
      68,90   
      6
      11,70   
      70,20   
      9
      7,94   
      71,50   
      Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      65,00   
      65,00   
      2
      33,80   
      67,60   
      3
      22,97   
      68,90   
      6
      11,70   
      70,20   
      9
      7,94   
      71,50   
      Paraf Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      65,00   
      65,00   
      2
      33,80   
      67,60   
      3
      22,97   
      68,90   
      6
      11,70   
      70,20   
      9
      7,94   
      71,50   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      65,00   
      65,00   
      2
      33,80   
      67,60   
      3
      22,97   
      68,90   
      6
      11,70   
      70,20   
      9
      7,94   
      71,50   
      World Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      65,00   
      65,00   
      2
      33,80   
      67,60   
      3
      22,97   
      68,90   
      6
      11,70   
      70,20   
      9
      7,94   
      71,50   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      65,00   
      65,00   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      6
      -   
      -   
      9
      -   
      -   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Yayınevinin Diğer Kitapları
Kapat