Ürün Sepetinize Başarıyla Eklendi
Dünya Bilim İnsanları Kitap Seti - -Halkkitabevi

Dünya Bilim İnsanları Kitap Seti

Stok Kodu
987965416854
300,00TL
%57 İNDİRİM
129,00TL
Taksitli fiyat : 9 x 15,77TL
Temin süresi 5 gündür.
KARGO BEDAVA
987965416854
637351
Dünya Bilim İnsanları Kitap Seti
Dünya Bilim İnsanları Kitap Seti
Halk Kitabevi
129.00

1- Albert Einstein - 144 Sayfa

Einstein’ın bilime olan merakı henüz 4-5 yaşlarındayken babasının verdiği manyetik pusula ile başlamıştır. Kendisi de yetişkinlik döneminde o pusulanın üzerinde yarattığı etkinin büyüklüğünden bahsetmiştir. Babasının onu neşelendirmek için verdiği pusulanın fazlasıyla ilgisini çektiğini söylemiş, bu dünyada keşfedilmesi gereken bir şeyler olduğunu düşünmesini sağladığını belirtmiştir.
Geçtiğimiz yüzyılın dehası olarak da anılan Einstein, bütün dünyanın tanıdığı bir bilim insanı! Fizik alanında yaptığı çalışmalar ile bilim dünyasına büyük katkısı olan deha, bu niteliğinin yanı sıra bir aydın olarak da tanınmaktadır. Barışçı olan hümanist Einstein, hiçbir zaman savaş yanlısı olmamıştır. Hatta Nazilerin yükselişinden rahatsız olduğu için hem ülkesi Almanya’yı terk etmiş hem de Alman vatandaşlığından çıkmıştır.
Diğer çocuklara göre çok daha geç yaşta konuşan Einstein’ın ailesi onun bu durumundan şüphelenmiş, hatta geri zekâlı olabileceğinden korkmuştur. Ancak hepimizin bildiği gibi ailenin şüphelerinin yersiz olduğu anlaşılmış, Einstein geriden ziyade, zekâsının ne kadar ileri seviyede olduğunu bütün dünyaya göstermiştir.
2- Arşimet - 144 Sayfa

Teorik matematiğin en değerli konu olduğuna inanan Arşimet, ülkesinde matematikçi olarak değil, bir mucit olarak anılmıştır. Kral Hierro’nun Kral Ptolemy için yaptırdığı ancak bir türlü karaya indiremediği gemiyi kızaktan indirebilmek için ufak bir hareketle büyük ağırlıkları hareket ettirebilecek bir düzenek kurmuştur.
Mısırlılar için taşan Nil sularının eşit dağıtımı için Arşimet vidası olarak bilinen aracı geliştirmiştir. İlk hidrostatik kanununu ortaya koymuş ve bunu diğer temel kanunları izlemiştir. Yüzen Cisimler isimli kitabında da tüm bunları bir araya getirmiştir.
Mucidin yaşadığı dönemde Akdeniz’de Kartacalılar, Romalılar ve Yunanlar sürekli savaş halindedir. Bu yüzden bütün yaşamı savaş tehlikesi altında geçmiştir. İnsanlar ise buluşlardan daha çok savaş silahlarına değer vermiştir.
Arşimet’in mekanik alanında yapmış olduğu buluşlar arasında bileşik makaralar, sonsuz vidalar, hidrolik vidalar ve yakan aynalar vardır. Bunlara ilişkin eserleri çok olmasa bile matematiğin geometri alanına, fiziğin statik ve hidrostatik alanlarına birçok eser bırakmıştır.
Matematiğe olan düşkünlüğünün yanı sıra fizik alanında da oldukça başarılı sayılan Arşimet’in çok sayıda icadı bulunmaktadır. Bilim dünyası için keşfettiği icatlar önemli bir değer olarak kabul edilse de, bilim alanındaki yeteneğini sıradan gören Arşimet’in, bu gelişmeleri sıradan bir icat olarak değerlendirdiği bilinmektedir.
3- Galileo Galilei - 144 Sayfa

Galileo, 15 Şubat 1564’te Rönesans’ın büyük sanatçısı Michelangelo’nun öldüğü yıl dünyaya gelmiş, Newton’un doğduğu yıl dünyadan ayrılmıştır. Francis Bacon, Descartes, Kepler ve Shakespeare gibi ünlülerin çağdaşıdır. Galileo, italya’nın Pisa kentinde soylu fakat scrvetsiz bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Galileo'ya büyük büyük dedesi Galileo Bonaiuti'nin adı verilmiştir. Bonaiuti 1370-1450 yılları arasında Floransa'da yaşamış olan bir doktor, üniversite hocası ve siyasetçiydi. 14. yüzyılın sonunda ailenin soyadı Bonaiuti'den Galilei'ye çevrilmiştir. Galileo’nun kültürlü bir insan ve mükemmel bir müzisyen olan babası kumaş ticaretiyle uğraşıyordu. Galileo’nun üstün yetenekleri daha küçük yaşında belirginlik kazanmıştı. Sanata büyük bir yatkınlığı vardı: Lavta ve org çalmanın yanı sıra, güzel resim çalışmalarıyla da dikkat çekiyordu. Ayrıca oyuncak türünden araç yapımında üstün el becerisine sahipti. O dönemde Pisa’nın bir sanat ve öğrenim merkezi olması Galileo’nun tüm yeteneklerine gelişme ortamı sağlamıştır.
4- James Watt - 144 Sayfa

James Watt 18. yüzyılın büyük bilim insanlarından biridir. Aynı zamanda mühendis ve mucittir. Ayrıca James Watt geliştirmiş olduğu buhar motoruyla Sanayi Devrimi’nin babası olarak gösterilir. Buhar motorunu bulan o değildir fakat buluşu buhar motorunun verimini arttırmış ve endüstriyel alanda bir devrim yaratmıştır.
Glasgow Üniversitesi’nde buhar motoruyla ilgili çalışmalara katıldı. 1763 yılında Thomas Newcomen tarafından 1711 yılında yapılan buhar makinesini tamir etmesi istenmişti. Yaratıcılığını ve alet onarma becerilerini kullanarak makine tamirine bir çözüm bulmaya çalıştı. Makinenin gereğinden fazla enerji harcadığını fark etti ve değişiklikler yapılarak enerji kaybının azaltılabileceğini, makinenin daha verimli çalıştırılabileceğini düşündü.
İki yıl süren çalışmalarından sonra 1765 yılında sonucunu aldı. Motorun çalışmasını iyileştirdi. Aslında buhar motorunun mucidi kendisi değildir. Thomas Newcomen’in icadını geliştirerek sanayide kullanılmasını sağlamıştır. Bu da sanayi devrimine ivme kazandırmış ve buhar motoru madencilik, kumaş ve yün imalatı başta olmak üzere birçok sektörde kullanılmaya başlanmıştır.
5- Johannes Gutenberg - 144 Sayfa

Gutenberg’in ailesi oldukça varlıklıydı. Babası Friele ve amcası, Başpiskopos’un para yapımı atölyelerinde görevliydiler ve büyük olasılıkla Johann, ince metal işçiliğini orada öğrendi. Para üretmek, altının çok dikkatli ve ölçülü dökümünü ve damgalanmasını gerektiriyordu. Ayrıca, orada çalışanlar, metalleri, ısıyı, döküm odalarını kullanmayı iyi bilirler, boyaları ve baskı gereçlerini tanırlardı.
Johann, Başpiskopos’un darphanesinde, altın ve gümüşün para yapılmak üzere eritilip, döküm odalarında kalıplara döküldüğünü, soğutulduğunu ve sonunda cilalandığını dikkatle izlemişti. Mutlaka ilk kez orada, ileride ona para değilse de ün kazandıracak mesleğinin kokusunu almıştı.
Gutenberg, yirmi beş yıl sonra ilk kitabını basmasına olanak tanıyacak baskı deneylerine başlamıştı. Gutenberg’in bastığı bu ilk kitap, o kadar iyi basılmıştı ve o kadar mükemmele yakın bir kopyaydı ki, ilk çalışması olamazdı. O aşamada, birçok teknik sorunu artık çözmüştü ve bu yüzden baskı işi, hemen hemen dört yüz yıl boyunca aynen sürüp gitti.
6- Johannes Kepler - 144 Sayfa

Newton, “Daha ileriyi görebildiysem, bunu omuzlarından baktığım devlere borçluyum,” demişti. Bu devlerden biri Galileo ise diğeri Kepler’dir.
Kepler’e gelinceye dek Kopernik sistemine dayanaksız bir hipotez, ya da, işe yarar matematiksel bir araç gözüyle bakılıyordu. Kepler, sistemin kimi düzeltmelerle bilimsel doğruluğunu kanıtlamakla kalmadı, astronomiye mekanik bir kimlik kazandırdı. Gençlik coşkusuyla işe koyulduğunda amacı mistik inancı doğrultusunda, “göksel âlemin müzikal uyumunu” geometrik olarak belirlemekti; çalışmasını noktaladığında, astronomi matematiksel düzenlemenin ötesinde fiziksel bir gerçeklik kazanmıştı. Ders kitaplarında daha çok üç yasasıyla bilinen Kepler, uzay fiziğinde sonraki kimi önemli buluşların ipuçlarını da ortaya koymuştu. Bunların başında eylemsizlik ilkesiyle çekim kavramı gösterilebilir.
17. Yüzyılın bilimsel devriminde, "Astronoma Nova", "Harmonik Mundi" ve "Kopernik Astronomi Özeti" adlı çalışmalarına bağlı olarak, şahsen ortaya çıkardığı Kepler'in gezegensel hareket yasaları ile tanınır.


7- Michael Faraday - 144 Sayfa

Bilim çevrelerinde pek rastlanmayan bir hızla ün kazanan Faraday, 1823’te Kraliyet Bilim Akademisi üyeliğine seçilir; bir yıl sonra da çalıştığı enstitüde laboratuvar direktörlüğüne atanır.
Faraday enstitünün başına geçtikten sonra da deneylerini sürdürmekten geri kalmaz; “Faraday yasaları” diye bilinen ilişkileri ortaya koyar. Bunlardan en önemlisi, bir maddeden geçen elektrik miktarıyla o maddeden ayrılan bileşenlerin miktarı arasındaki ilişkidir. Bunun ortaya koyduğu bir sonuç atomların yalnızca belli miktarlarda elektrikle bağıntılı olduğu olayıdır ki, bilimsel açıklaması ancak yüzyılımızın başında Rutherford’un atomun yapısını belirlemesiyle verilebilmiştir.
Faraday elektro-kimya alanındaki çalışmasıyla yetinseydi bile bilim tarihinde önemli bir yeri olacaktı. Ama onu bilime yön verenler arasına sokan asıl başarısı elektromanyetik konusundaki buluşlarıdır.
8- Nikolas Kopernik - 144 Sayfa

1 Kasım 1536 tarihinde Nikolaus van Schönberg (başpiskopos), Roma’dan Kopernik’e şunları yazdı; “Senin yeterliliğinle ilgili bazı notlar birkaç yıl önce tarafıma ulaştı, tüm insanlar devamlı konuşuyordu. Sana o sırada büyük saygı duymaya başlamıştım. Duyduğuma göre sen, sadece eski astronomların buluşlarını mükemmel bir şekilde bilmemiş, ayrıca yeni bir kozmolojiyi de formüle dökmüşsün. Senin iddiana göre, güneş evrenin merkezinde az bir yer kaplıyor ve dünya hareket ediyormuş. Bundan dolayı sana büyük bir istekle yalvarıyorum, şayet zahmet olmazsa, bu keşfinizi, evren hakkındaki yazı ve tablolarınızı, ayrıca konuyla ilgili her şeyi bana gönderin. Bunları en kısa sürede âlimlere bildirmek istiyorum.”
Başpiskoposun bu yazısına kadar, Kopernik’in teorisiyle ilgili konular Avrupa’nın tüm eğitimli insanlarına ulaşmış ve çalışması nihai bir forma girmişti. Kopernik, eleştirilme çekincesi nedeniyle, tüm ısrarlara rağmen kitabını hemen yayımlamadı. Âlimler ise, onun bu endişesinin felsefi ve astronomik itirazlarla sınırlı olduğuna ve dini eleştiriler hakkında kaygı duyduğu konusuna katılmıyorlardı.
9- Werner Heisenberg - 144 Sayfa

Bilim tarihinde yüzyılımızın ilk çeyreği devrimsel atılımların birbirini izlediği fırtınalı bir dönemdir. Planck’ın kuantum, Einstein’ın relativite kuramları, Rutherford’un atom modeli bu atılımların başlıcalarıdır. Bohr’un 1913’de ortaya koyduğu kuantum atom modeli 1920’lerde özellikle genç fizikçilerin ilgi odağı olmuştu. Ne var ki, bu model sorunsaldı; önemli kimi noktalara ışık tutmakla birlikte yeterince belirgin ve tutarlı olmaktan uzaktı. Üstelik Bohr’un “kuantum yörüngeleri” dediği şey için ortada deneysel kanıt da yoktu. Elektronların çekirdek çevresinde döndüğü, güneş sistemine bir benzetme olmakla kalan bir varsayımdı. Modeli kimi yönleriyle yetersiz bulan genç fizikçilerin başında De Broglie, Pauli, Heisenberg, Schrödinger ve Dirac gibi çalışmalarıyla daha sonra ünlenen seçkin adlar vardı. Bunlar arasında en büyük atılımın Heisenberg’den geldiği söylenebilir.
Heisenberg yirmi dört yaşında iken oluşturduğu matris mekanik ve kendi adıyla bilinen belirsizlik ilkesiyle atom fiziğine yeni bir kimlik kazandırır, 1932’de Nobel Ödülünü alır.


10- Wright Kardeşler - 144 Sayfa

Wright kardeşlerin yaratıcı karakterlerini besleyen önemli kaynaklardan biri de aralarındaki ilişkiydi. İki kardeş arasında yaşanabilecek sıkı bir ilişkinin yaratıcılıkla ne gibi ilişkisi olabilir ya da bu ilişki bizlere nasıl rehberlik edebilir? Wilbur’un 1912’deki sözleri, aralarındaki paylaşımın ve diyalogun üretimleri üzerindeki etkisini açıkça gözler önüne seriyor. “Küçük bir çocuk olduğumuz zamanlardan beri kardeşim Orville ve ben birlikte yaşadık. Oyuncaklarımız genellikle ortaktı, düşüncelerimiz ve isteklerimiz hakkında konuşurduk. Bu yüzden yaşamımızda yaptığımız neredeyse her şey aramızda geçen konuşmaların, önerilerin ve tartışmaların sonucudur”. Bu sözlere dayanarak kardeşler arasında hiç çatışma çıkmadığını ya da aralarındaki ilişkinin her zaman için sorunsuz olduğunu varsaymak doğru olmayabilir. Yine de hedeflerine giderken hiç ayrılmamış olmamalarına bakarak ilişkilerindeki problemleri her zaman yapıcı biçimde ele almak gibi bir tutuma sahip oldukları düşünülebiliriz. Ayrıca Wright Kardeşlerin bilinen yaşam öyküsü, aralarındaki rollerin iyi paylaşıldığını, doğacak bir rekabetin de hiçbir zaman ilişkiyi zedeleyecek boyuta ulaşmadığını düşündürecek bilgilerle doludur.


11- Louis Pasteur - 144 Sayfa

Birçok kültürde binlerce yıl boyunca hastalıkları kötü ruhların, cinlerin çarpması ya da kötü havaların bir sonucu olduğu sanıldı. Ve insanlar yüzyıllarca hastalıkların ruhlardan, cinlerden geldiğine inanmayı sürdürdüler.
 
Tıp tarihinin en büyük kişiliklerinden biri olan Pasteur hastalıklara bakteri denen küçük canlıların yol açtığını öne sürdü. Bakteriler gözle görülemeyecek kadar küçüktüler ve yalnızca mikroskopla görünüyorlardı. Ancak bu küçücük canlılar insanların bedenine girip onları güçsüz düşürüyor, hasta ediyor, hatta ölmelerine neden oluyordu. Dönemin bilim dünyasında başlangıçta ciddi tartışmalara yol açan bu düşünce kısa bir süre sonra büyük kabul gördü. Tıp yeni bir yola giriyordu.
 
Bilim tarihinin çok az bilim insanı Louis Pasteur; İnsanlığı doğrudan etkileyen, günlük yaşamını değiştiren buluşlar yapmıştır. Modern tıbbın temelindeki mikrop kuramını geliştiren ve ilk aşıları bulan Pasteur’dür. Ameliyat aletlerinin kaynatılarak mikroplardan arındırılması düşüncesini de –sterilizasyonu- ortaya ilk o atmıştır. Ayrıca sütlerimizin uzun süre dayanmasını sağlayan –patörizasyonu- da Pasteur’e borçlu olduğumuzu unutmamamız gerek.


12- Nikola Tesla - 144 Sayfa

Sırp asıllı Amerikalı mucit ve bilim insanı Nikola Tesla, elektriğe ve elektromanyetizmaya doğuştan gelen yatkınlığıyla yaşadığı dönemde hem bilime, hem de evlerdeki günlük hayata damga vurmuş bir isim. Tesla'nın icat ettiği birçok buluş ve geliştirdiği birçok prensip günümüzde halen kullanılmakta.
            Onun keşifleri arasında floresan ışığı, lazer ışını, kablosuz iletişim, elektrik enerjisinin kablosuz iletimi, uzaktan kumanda, robotik, Tesla'nın türbinleri ve dikey kalkış uçakları bulunuyor.
Tesla, telsizin ve modern elektrikli şanzıman sistemlerinin babasıdır. Dünya çapında 700'den fazla patenti kayıtlıdır.
 
            Tesla, görkemli boyu ve derin gözleriyle, çarpıcı bir fiziksel görünüme sahipti. Ayrıca olağanüstü zihinsel tazelik ile donatılmış bir adamdı ve dünya büyüdükçe daha fazla icatla dünyayı şaşırtmaya hazırdı.
 
            “Para insanların kendine biçtiği kıymete haiz değildir. Benim bütün param deneylere yatırılmıştır. Bunlarla yeni keşiflerde bulunup insanoğlunun hayatını biraz daha kolaylaştırmasını sağlıyorum.” demiştir.
13- Alfred Nobel - 144 Sayfa

Büyük bir İsveçli mucit ve sanayici olan Alfred Nobel, birçok zıt yönleri olan bir insandı.
Edebiyat âşığı bir bilim insanıydı ama ardında bir ideal bırakan bir sanayici oldu. Bir insanlık âşığı idi; lakin hiç eşi ya da onu sevecek bir ailesi olmadı.
Barış zamanında maden sanayiinde ve yol inşaatında kullanılması için yeni bir patlayıcı madde dinamiti keşfetti. Dinamitin çeşitli toplumsal altyapıların oluşturulmasında, endüstride, tarımda kullanıldığını, barışçıl amaçlara hizmet ettiğini savundu. Dünyada barışı garanti altında tutacak tek şeyin, kimsenin kullanmaya cesaret edemeyeceği kadar korkunç bir silaha sahip olmakla mümkün olacağına inandı; fakat icat ettiği dinamitin bir silah olarak savaşta vatandaşlarını yaralamak ve öldürmek için kullanıldığını gördü. Çok faydalı yaşamı boyunca sık sık, faydasız bir insan olduğu duygusuna kapıldı.
 
Nitekim Albert Einstein’a göre, Alfred Nobel, vicdanen rahat ölebilmek, alnına yediği “gaddar” damgasından kurtulabilmek için servetinin insanlığa hizmet edenlerin ödüllendirilmesi amacıyla harcanmasını vasiyet etmişti.
 San Remo’da yanında sadece hizmetçisi varken yapayalnız ölen, köpeğinin bile arkasından yas tutmadığı söylenen Alfred Nobel, aslında dünya tarihinde yanlış tanınan en ünlü bilim insanlarından birisiydi.
14- Benjamin Franklin - 144 Sayfa

1706’da bir sabun ve mum imalatçısının 17 çocuğundan biri olarak dünyaya geldi.
10 yaşında okulu bırakıp, abisinin matbaasında çırak olarak çalışmaya başladı Benjamin, 24 yaşına geldiğinde kendi matbaasını ve gazetesini kurdu.
Çok yönlü kişiliği erken yaşlarda belirginleşen Franklin, çeşitli konuların tartışıldığı bir fikir kulübü, Amerikan Felsefe Derneği’ni, Franklin Akademisi’ni, bir kütüphane, gönüllü yangın söndürme kuruluşları ve hastane kurdu. Philadelphia’daki ilk matbaasını çeşitli kentlere yaydı.
Farklı sektörlere girdi. Müteşebbisliği yanında, mucitliğiyle de ünlendi.
Bifokal gözlük, yıldırıma karşı paratoner, Franklin sobası, kilometre sayacı gibi icatlarının yanında matematik ve haritacılık üzerine de çalışmalar yaptı.
Benjamin Franklin, siyasete de girdi ve Amerika Birleşik Devletleri’nin “kurucu babaları”ndan biri oldu.
Gazetesinde yaptığı bağımsızlık taraftarı yayınları sayesinde Amerikan Kongresi’ne seçilen Benjamin Franklin, 1776’da tam 70 yaşındayken, Thomas Jefferson ve John Adams ile bağımsızlık Bildirgesi’ni hazırladı.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonrası İngiltere’yle yürütülen barış görüşmelerinde görev aldı. Ölmeden önce Philadelphia Anayasa Kurultayı’nın çalışmalarına katıldı.
15- Leonardo Da Vinci - 144 Sayfa

Rönesans döneminde yaşamış, önemli bir filozof, mühendis, matematikçi, mucit, heykeltıraş,
jeolog, yazar ve ressamdır.
    Leonardo da Vinci, 1513-16 yılları arasında Roma’da yaşadı. Bu dönemde anatomi ve fizyoloji alanlarında çalışmaya devam etti. Lakin Papa, da  Vinci’nin kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.
    1516 senesinde Kral 1. Francis’ten Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Bunun üzerine, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti.
   Anatomi çalışmaları, da Vinci’nin giderek daha çok üzerine yoğunlaştığı bir konu haline gelmişti. İnsan organizmasına, çalışma kurallarını merak ettiği mükemmel bir makine olarak yaklaşmıştır.
Gördüğü, gözlemlediği her şeyi çizerek açığa kavuşturuyordu. Yaptığı ayrıntılı çizimlerle anatominin detaylarını ortaya çıkarıyordu. Meşhur anne karnındaki bebek çizimi için inekleri incelemiş ve elde ettiği sonuçları insana uyarlamıştır. Papa insan anatomisi üzerine çalışmasını yasakladıktan sonra dolaşım sistemi üzerine yaptığı araştırmasını sığır kalpleriyle çalışarak devam ettirmiştir.
    Son sözleri ise “Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için
Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.” olmuştur.
16- Stephen Hawking - 144 Sayfa

Stephen William Hawking; Cambridge Üniversitesi’ndeki eski Lucas Materyal Profesörü ve Dennis Stanton Avery ve Sally Tsui Wong-Avery Uygulamalı Matematik ve Teorik Fizik Bölümünde Araştırma Direktörü ve Cambridge’deki Teorik Kozmoloji Merkezi’nin kurucusuydu. Hayatı boyunca evren, kara delikler ve kozmoloji üzerine birçok çalışmaya imza atmıştır
 
            1963’te, Hawking motor nöron hastalığına yakalanmış ve doktorları iki yıl yaşayabileceğini söylemiştir. Fakat hastalığı yavaş ilerlemiştir.
 
            Yine de araştırmalarına devam edebilmek için Cambridge’e gitti. 1979’dan 2009’a kadar, Cambridge’de Lucas kürsüsü başkanlık ve Profesörlük görevini üstlendi.
 
            Profesör Hawking bir düzine fahri derece aldı ve 1982’de CBE’ye (Britanya İmparatorluğu Nişanı) layık görüldü. ABD Ulusal Bilim Akademisi tarafından, Einstein’dan beri en parlak teorik fizikçilerden biri olarak kabul edildi.
 
            Savaş sonrası Londra’daki gençlik yıllarından uluslararası beğeni ve şöhret yıllarına kadar olan imkânsız yolculuğunu ve
 
hastalığıyla nasıl başa çıktığını anlattığı “Kısa Tarihim” kitabında ayrıca en çok satanlar arasına giren “Zamanın Kısa Tarihi”nin doğuşundan bahseder.
17- Marie Curie - 144 Sayfa

“Daha fazlasını yapamasak da her birimiz bir parça bilgi parıltısı yakalayabilirsek insanlığın gerçek hakkındaki rüyasına mütevazı ve yetersiz olan bir şeyler katabiliriz. Karanlığımız içinde görünen evreni şekillendiren büyük planın belirsiz ışıkları bize parça parça gösterilen bu küçük mumlar sayesinde olacaktır. Bilimin öyle güzelliklere sahip olacağına ve ruhanî gücünün bir gün dünyayı şeytanlardan, cahillikten, fakirlikten, hastalıklardan ve savaşlardan kurtaracağını düşünenlerdenim.
 
Gerçeğin belirgin ışığını arayın. Belirgin yeni yollar arayın. İnsanlığın görüş alanı çok uzak olmasa bile ilahi adalet bizi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak.  Her çağın kendi rüyası vardır. O halde dünün rüyalarını bir kenara bırakın. Bilginin meşalesini alın ve geleceğin sarayını inşa edin.”


18- Isaac Newton - 144 Sayfa

“Şanslı Newton bilimin mutlu çocukluğu!.. Doğa onun için açık bir kitaptı, yazdıklarını kolayca okuyabiliyordu. Deneyimden elde ettiklerini bir düzene koyması için kullandığı kavramlar sanki deneyimin kendisinden, oyuncaklar gibi sınıflandırdığı ve ayrıntı zenginliğiyle anlattığı güzel deneylerden kendiliğinden akıyordu… Newton’ın yaşadığı çağ unutuşun kevgirinden geçeli çok uzun zaman oldu, kuşağının muğlak gayreti ve ıstırabı görüş alanımızdan çoktan kayboldu; büyük düşünürlerin ve sanatçıların bazılarının eserleri günümüze kaldı, bizi ve bizden sonra gelenleri eğlendirdi, onurlandırdı. Newton’ın keşifleri kabul edilmiş bilgilerin arasında yerini aldı.”

19- Graham Bell - 144 Sayfa

“Her şey artık hazır olmuştu. Bell’in yatak odasına gittim. Şifonyerin yanında durup alıcı telefonu kulağıma dayadım. Birdenbire alıcıdan Bell’in, “Bay Watson, buraya gelin. Sizi istiyorum!” diyen sesini açık seçik duyunca şaşırdım. Telin onun tarafında bulunan ucunda alıcı telefon olmadığı için cevap veremedim. Fakat ses tonundan yardıma ihtiyacı olduğu anlaşılıyordu. Holü hızla geçip odasına gittim ve bir pilin asidini giysisine dökmüş olduğunu gördüm. Bana söylediği sözleri açık seçik duyduğumu söylediğimde, yeni ileticinin başarısından duyduğu sevinçle kazayı unuttu. Telin öbür ucuna gitti. Benim sesimin ne kadar net geldiğini duyunca sevinci daha da arttı. “
Bell yardımcısını çağırırken farkında olmadan 10 Mart
1876 günü ilk telefon görüşmesini yaptı.


20- Thomas Edison - 144 Sayfa

İnsanların şüphe ve korkuları Edison’a hiç etki etmezdi. Ümitsizliğe düşmek aklına gelmezdi. Her iş gününe bir çocuk gibi tertemiz bir düşünceyle
başlar, geçen günlerin kötü taraflarını hatırlamaz, geçmiş kötü olaylardan bugünün yanlış yolundan ayrılmak için faydalanırdı.
Zorluklarla mücadele, engellere karşı koyma, imkânsızı yapmaya çalışmak ona büyük zevk veriyordu. Onun mutluluğu para kazanmaya dayanmıyordu.
O para biriktirmekten ziyade güçlükleri ortadan kaldırmayı kendisine gaye edinmişti. Eğer başka türlü olsaydı, hayatı böyle büyük işlerle dolu olmazdı. Kendisinden beklenebilecek gayet yerinde bir felsefe ile meselelerin hakkından gelmesini bildi. “Dökülmüş süt beni ilgilendirmez. Ben bir sürü başarısızlığa uğradım ama vaktimi onları düşünmekle geçirmeyip hemen yine geleceğe döndüm” diyordu. Belki hiç kimse Edison’un neden diğer tüm mucitlerden daha fazla öne çıktığını açıklayamaz. Ama insanlık bundan dolayı ona
ancak minnet duyabilir.

  • Açıklama
    • 1- Albert Einstein - 144 Sayfa

      Einstein’ın bilime olan merakı henüz 4-5 yaşlarındayken babasının verdiği manyetik pusula ile başlamıştır. Kendisi de yetişkinlik döneminde o pusulanın üzerinde yarattığı etkinin büyüklüğünden bahsetmiştir. Babasının onu neşelendirmek için verdiği pusulanın fazlasıyla ilgisini çektiğini söylemiş, bu dünyada keşfedilmesi gereken bir şeyler olduğunu düşünmesini sağladığını belirtmiştir.
      Geçtiğimiz yüzyılın dehası olarak da anılan Einstein, bütün dünyanın tanıdığı bir bilim insanı! Fizik alanında yaptığı çalışmalar ile bilim dünyasına büyük katkısı olan deha, bu niteliğinin yanı sıra bir aydın olarak da tanınmaktadır. Barışçı olan hümanist Einstein, hiçbir zaman savaş yanlısı olmamıştır. Hatta Nazilerin yükselişinden rahatsız olduğu için hem ülkesi Almanya’yı terk etmiş hem de Alman vatandaşlığından çıkmıştır.
      Diğer çocuklara göre çok daha geç yaşta konuşan Einstein’ın ailesi onun bu durumundan şüphelenmiş, hatta geri zekâlı olabileceğinden korkmuştur. Ancak hepimizin bildiği gibi ailenin şüphelerinin yersiz olduğu anlaşılmış, Einstein geriden ziyade, zekâsının ne kadar ileri seviyede olduğunu bütün dünyaya göstermiştir.
      2- Arşimet - 144 Sayfa

      Teorik matematiğin en değerli konu olduğuna inanan Arşimet, ülkesinde matematikçi olarak değil, bir mucit olarak anılmıştır. Kral Hierro’nun Kral Ptolemy için yaptırdığı ancak bir türlü karaya indiremediği gemiyi kızaktan indirebilmek için ufak bir hareketle büyük ağırlıkları hareket ettirebilecek bir düzenek kurmuştur.
      Mısırlılar için taşan Nil sularının eşit dağıtımı için Arşimet vidası olarak bilinen aracı geliştirmiştir. İlk hidrostatik kanununu ortaya koymuş ve bunu diğer temel kanunları izlemiştir. Yüzen Cisimler isimli kitabında da tüm bunları bir araya getirmiştir.
      Mucidin yaşadığı dönemde Akdeniz’de Kartacalılar, Romalılar ve Yunanlar sürekli savaş halindedir. Bu yüzden bütün yaşamı savaş tehlikesi altında geçmiştir. İnsanlar ise buluşlardan daha çok savaş silahlarına değer vermiştir.
      Arşimet’in mekanik alanında yapmış olduğu buluşlar arasında bileşik makaralar, sonsuz vidalar, hidrolik vidalar ve yakan aynalar vardır. Bunlara ilişkin eserleri çok olmasa bile matematiğin geometri alanına, fiziğin statik ve hidrostatik alanlarına birçok eser bırakmıştır.
      Matematiğe olan düşkünlüğünün yanı sıra fizik alanında da oldukça başarılı sayılan Arşimet’in çok sayıda icadı bulunmaktadır. Bilim dünyası için keşfettiği icatlar önemli bir değer olarak kabul edilse de, bilim alanındaki yeteneğini sıradan gören Arşimet’in, bu gelişmeleri sıradan bir icat olarak değerlendirdiği bilinmektedir.
      3- Galileo Galilei - 144 Sayfa

      Galileo, 15 Şubat 1564’te Rönesans’ın büyük sanatçısı Michelangelo’nun öldüğü yıl dünyaya gelmiş, Newton’un doğduğu yıl dünyadan ayrılmıştır. Francis Bacon, Descartes, Kepler ve Shakespeare gibi ünlülerin çağdaşıdır. Galileo, italya’nın Pisa kentinde soylu fakat scrvetsiz bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Galileo'ya büyük büyük dedesi Galileo Bonaiuti'nin adı verilmiştir. Bonaiuti 1370-1450 yılları arasında Floransa'da yaşamış olan bir doktor, üniversite hocası ve siyasetçiydi. 14. yüzyılın sonunda ailenin soyadı Bonaiuti'den Galilei'ye çevrilmiştir. Galileo’nun kültürlü bir insan ve mükemmel bir müzisyen olan babası kumaş ticaretiyle uğraşıyordu. Galileo’nun üstün yetenekleri daha küçük yaşında belirginlik kazanmıştı. Sanata büyük bir yatkınlığı vardı: Lavta ve org çalmanın yanı sıra, güzel resim çalışmalarıyla da dikkat çekiyordu. Ayrıca oyuncak türünden araç yapımında üstün el becerisine sahipti. O dönemde Pisa’nın bir sanat ve öğrenim merkezi olması Galileo’nun tüm yeteneklerine gelişme ortamı sağlamıştır.
      4- James Watt - 144 Sayfa

      James Watt 18. yüzyılın büyük bilim insanlarından biridir. Aynı zamanda mühendis ve mucittir. Ayrıca James Watt geliştirmiş olduğu buhar motoruyla Sanayi Devrimi’nin babası olarak gösterilir. Buhar motorunu bulan o değildir fakat buluşu buhar motorunun verimini arttırmış ve endüstriyel alanda bir devrim yaratmıştır.
      Glasgow Üniversitesi’nde buhar motoruyla ilgili çalışmalara katıldı. 1763 yılında Thomas Newcomen tarafından 1711 yılında yapılan buhar makinesini tamir etmesi istenmişti. Yaratıcılığını ve alet onarma becerilerini kullanarak makine tamirine bir çözüm bulmaya çalıştı. Makinenin gereğinden fazla enerji harcadığını fark etti ve değişiklikler yapılarak enerji kaybının azaltılabileceğini, makinenin daha verimli çalıştırılabileceğini düşündü.
      İki yıl süren çalışmalarından sonra 1765 yılında sonucunu aldı. Motorun çalışmasını iyileştirdi. Aslında buhar motorunun mucidi kendisi değildir. Thomas Newcomen’in icadını geliştirerek sanayide kullanılmasını sağlamıştır. Bu da sanayi devrimine ivme kazandırmış ve buhar motoru madencilik, kumaş ve yün imalatı başta olmak üzere birçok sektörde kullanılmaya başlanmıştır.
      5- Johannes Gutenberg - 144 Sayfa

      Gutenberg’in ailesi oldukça varlıklıydı. Babası Friele ve amcası, Başpiskopos’un para yapımı atölyelerinde görevliydiler ve büyük olasılıkla Johann, ince metal işçiliğini orada öğrendi. Para üretmek, altının çok dikkatli ve ölçülü dökümünü ve damgalanmasını gerektiriyordu. Ayrıca, orada çalışanlar, metalleri, ısıyı, döküm odalarını kullanmayı iyi bilirler, boyaları ve baskı gereçlerini tanırlardı.
      Johann, Başpiskopos’un darphanesinde, altın ve gümüşün para yapılmak üzere eritilip, döküm odalarında kalıplara döküldüğünü, soğutulduğunu ve sonunda cilalandığını dikkatle izlemişti. Mutlaka ilk kez orada, ileride ona para değilse de ün kazandıracak mesleğinin kokusunu almıştı.
      Gutenberg, yirmi beş yıl sonra ilk kitabını basmasına olanak tanıyacak baskı deneylerine başlamıştı. Gutenberg’in bastığı bu ilk kitap, o kadar iyi basılmıştı ve o kadar mükemmele yakın bir kopyaydı ki, ilk çalışması olamazdı. O aşamada, birçok teknik sorunu artık çözmüştü ve bu yüzden baskı işi, hemen hemen dört yüz yıl boyunca aynen sürüp gitti.
      6- Johannes Kepler - 144 Sayfa

      Newton, “Daha ileriyi görebildiysem, bunu omuzlarından baktığım devlere borçluyum,” demişti. Bu devlerden biri Galileo ise diğeri Kepler’dir.
      Kepler’e gelinceye dek Kopernik sistemine dayanaksız bir hipotez, ya da, işe yarar matematiksel bir araç gözüyle bakılıyordu. Kepler, sistemin kimi düzeltmelerle bilimsel doğruluğunu kanıtlamakla kalmadı, astronomiye mekanik bir kimlik kazandırdı. Gençlik coşkusuyla işe koyulduğunda amacı mistik inancı doğrultusunda, “göksel âlemin müzikal uyumunu” geometrik olarak belirlemekti; çalışmasını noktaladığında, astronomi matematiksel düzenlemenin ötesinde fiziksel bir gerçeklik kazanmıştı. Ders kitaplarında daha çok üç yasasıyla bilinen Kepler, uzay fiziğinde sonraki kimi önemli buluşların ipuçlarını da ortaya koymuştu. Bunların başında eylemsizlik ilkesiyle çekim kavramı gösterilebilir.
      17. Yüzyılın bilimsel devriminde, "Astronoma Nova", "Harmonik Mundi" ve "Kopernik Astronomi Özeti" adlı çalışmalarına bağlı olarak, şahsen ortaya çıkardığı Kepler'in gezegensel hareket yasaları ile tanınır.


      7- Michael Faraday - 144 Sayfa

      Bilim çevrelerinde pek rastlanmayan bir hızla ün kazanan Faraday, 1823’te Kraliyet Bilim Akademisi üyeliğine seçilir; bir yıl sonra da çalıştığı enstitüde laboratuvar direktörlüğüne atanır.
      Faraday enstitünün başına geçtikten sonra da deneylerini sürdürmekten geri kalmaz; “Faraday yasaları” diye bilinen ilişkileri ortaya koyar. Bunlardan en önemlisi, bir maddeden geçen elektrik miktarıyla o maddeden ayrılan bileşenlerin miktarı arasındaki ilişkidir. Bunun ortaya koyduğu bir sonuç atomların yalnızca belli miktarlarda elektrikle bağıntılı olduğu olayıdır ki, bilimsel açıklaması ancak yüzyılımızın başında Rutherford’un atomun yapısını belirlemesiyle verilebilmiştir.
      Faraday elektro-kimya alanındaki çalışmasıyla yetinseydi bile bilim tarihinde önemli bir yeri olacaktı. Ama onu bilime yön verenler arasına sokan asıl başarısı elektromanyetik konusundaki buluşlarıdır.
      8- Nikolas Kopernik - 144 Sayfa

      1 Kasım 1536 tarihinde Nikolaus van Schönberg (başpiskopos), Roma’dan Kopernik’e şunları yazdı; “Senin yeterliliğinle ilgili bazı notlar birkaç yıl önce tarafıma ulaştı, tüm insanlar devamlı konuşuyordu. Sana o sırada büyük saygı duymaya başlamıştım. Duyduğuma göre sen, sadece eski astronomların buluşlarını mükemmel bir şekilde bilmemiş, ayrıca yeni bir kozmolojiyi de formüle dökmüşsün. Senin iddiana göre, güneş evrenin merkezinde az bir yer kaplıyor ve dünya hareket ediyormuş. Bundan dolayı sana büyük bir istekle yalvarıyorum, şayet zahmet olmazsa, bu keşfinizi, evren hakkındaki yazı ve tablolarınızı, ayrıca konuyla ilgili her şeyi bana gönderin. Bunları en kısa sürede âlimlere bildirmek istiyorum.”
      Başpiskoposun bu yazısına kadar, Kopernik’in teorisiyle ilgili konular Avrupa’nın tüm eğitimli insanlarına ulaşmış ve çalışması nihai bir forma girmişti. Kopernik, eleştirilme çekincesi nedeniyle, tüm ısrarlara rağmen kitabını hemen yayımlamadı. Âlimler ise, onun bu endişesinin felsefi ve astronomik itirazlarla sınırlı olduğuna ve dini eleştiriler hakkında kaygı duyduğu konusuna katılmıyorlardı.
      9- Werner Heisenberg - 144 Sayfa

      Bilim tarihinde yüzyılımızın ilk çeyreği devrimsel atılımların birbirini izlediği fırtınalı bir dönemdir. Planck’ın kuantum, Einstein’ın relativite kuramları, Rutherford’un atom modeli bu atılımların başlıcalarıdır. Bohr’un 1913’de ortaya koyduğu kuantum atom modeli 1920’lerde özellikle genç fizikçilerin ilgi odağı olmuştu. Ne var ki, bu model sorunsaldı; önemli kimi noktalara ışık tutmakla birlikte yeterince belirgin ve tutarlı olmaktan uzaktı. Üstelik Bohr’un “kuantum yörüngeleri” dediği şey için ortada deneysel kanıt da yoktu. Elektronların çekirdek çevresinde döndüğü, güneş sistemine bir benzetme olmakla kalan bir varsayımdı. Modeli kimi yönleriyle yetersiz bulan genç fizikçilerin başında De Broglie, Pauli, Heisenberg, Schrödinger ve Dirac gibi çalışmalarıyla daha sonra ünlenen seçkin adlar vardı. Bunlar arasında en büyük atılımın Heisenberg’den geldiği söylenebilir.
      Heisenberg yirmi dört yaşında iken oluşturduğu matris mekanik ve kendi adıyla bilinen belirsizlik ilkesiyle atom fiziğine yeni bir kimlik kazandırır, 1932’de Nobel Ödülünü alır.


      10- Wright Kardeşler - 144 Sayfa

      Wright kardeşlerin yaratıcı karakterlerini besleyen önemli kaynaklardan biri de aralarındaki ilişkiydi. İki kardeş arasında yaşanabilecek sıkı bir ilişkinin yaratıcılıkla ne gibi ilişkisi olabilir ya da bu ilişki bizlere nasıl rehberlik edebilir? Wilbur’un 1912’deki sözleri, aralarındaki paylaşımın ve diyalogun üretimleri üzerindeki etkisini açıkça gözler önüne seriyor. “Küçük bir çocuk olduğumuz zamanlardan beri kardeşim Orville ve ben birlikte yaşadık. Oyuncaklarımız genellikle ortaktı, düşüncelerimiz ve isteklerimiz hakkında konuşurduk. Bu yüzden yaşamımızda yaptığımız neredeyse her şey aramızda geçen konuşmaların, önerilerin ve tartışmaların sonucudur”. Bu sözlere dayanarak kardeşler arasında hiç çatışma çıkmadığını ya da aralarındaki ilişkinin her zaman için sorunsuz olduğunu varsaymak doğru olmayabilir. Yine de hedeflerine giderken hiç ayrılmamış olmamalarına bakarak ilişkilerindeki problemleri her zaman yapıcı biçimde ele almak gibi bir tutuma sahip oldukları düşünülebiliriz. Ayrıca Wright Kardeşlerin bilinen yaşam öyküsü, aralarındaki rollerin iyi paylaşıldığını, doğacak bir rekabetin de hiçbir zaman ilişkiyi zedeleyecek boyuta ulaşmadığını düşündürecek bilgilerle doludur.


      11- Louis Pasteur - 144 Sayfa

      Birçok kültürde binlerce yıl boyunca hastalıkları kötü ruhların, cinlerin çarpması ya da kötü havaların bir sonucu olduğu sanıldı. Ve insanlar yüzyıllarca hastalıkların ruhlardan, cinlerden geldiğine inanmayı sürdürdüler.
       
      Tıp tarihinin en büyük kişiliklerinden biri olan Pasteur hastalıklara bakteri denen küçük canlıların yol açtığını öne sürdü. Bakteriler gözle görülemeyecek kadar küçüktüler ve yalnızca mikroskopla görünüyorlardı. Ancak bu küçücük canlılar insanların bedenine girip onları güçsüz düşürüyor, hasta ediyor, hatta ölmelerine neden oluyordu. Dönemin bilim dünyasında başlangıçta ciddi tartışmalara yol açan bu düşünce kısa bir süre sonra büyük kabul gördü. Tıp yeni bir yola giriyordu.
       
      Bilim tarihinin çok az bilim insanı Louis Pasteur; İnsanlığı doğrudan etkileyen, günlük yaşamını değiştiren buluşlar yapmıştır. Modern tıbbın temelindeki mikrop kuramını geliştiren ve ilk aşıları bulan Pasteur’dür. Ameliyat aletlerinin kaynatılarak mikroplardan arındırılması düşüncesini de –sterilizasyonu- ortaya ilk o atmıştır. Ayrıca sütlerimizin uzun süre dayanmasını sağlayan –patörizasyonu- da Pasteur’e borçlu olduğumuzu unutmamamız gerek.


      12- Nikola Tesla - 144 Sayfa

      Sırp asıllı Amerikalı mucit ve bilim insanı Nikola Tesla, elektriğe ve elektromanyetizmaya doğuştan gelen yatkınlığıyla yaşadığı dönemde hem bilime, hem de evlerdeki günlük hayata damga vurmuş bir isim. Tesla'nın icat ettiği birçok buluş ve geliştirdiği birçok prensip günümüzde halen kullanılmakta.
                  Onun keşifleri arasında floresan ışığı, lazer ışını, kablosuz iletişim, elektrik enerjisinin kablosuz iletimi, uzaktan kumanda, robotik, Tesla'nın türbinleri ve dikey kalkış uçakları bulunuyor.
      Tesla, telsizin ve modern elektrikli şanzıman sistemlerinin babasıdır. Dünya çapında 700'den fazla patenti kayıtlıdır.
       
                  Tesla, görkemli boyu ve derin gözleriyle, çarpıcı bir fiziksel görünüme sahipti. Ayrıca olağanüstü zihinsel tazelik ile donatılmış bir adamdı ve dünya büyüdükçe daha fazla icatla dünyayı şaşırtmaya hazırdı.
       
                  “Para insanların kendine biçtiği kıymete haiz değildir. Benim bütün param deneylere yatırılmıştır. Bunlarla yeni keşiflerde bulunup insanoğlunun hayatını biraz daha kolaylaştırmasını sağlıyorum.” demiştir.
      13- Alfred Nobel - 144 Sayfa

      Büyük bir İsveçli mucit ve sanayici olan Alfred Nobel, birçok zıt yönleri olan bir insandı.
      Edebiyat âşığı bir bilim insanıydı ama ardında bir ideal bırakan bir sanayici oldu. Bir insanlık âşığı idi; lakin hiç eşi ya da onu sevecek bir ailesi olmadı.
      Barış zamanında maden sanayiinde ve yol inşaatında kullanılması için yeni bir patlayıcı madde dinamiti keşfetti. Dinamitin çeşitli toplumsal altyapıların oluşturulmasında, endüstride, tarımda kullanıldığını, barışçıl amaçlara hizmet ettiğini savundu. Dünyada barışı garanti altında tutacak tek şeyin, kimsenin kullanmaya cesaret edemeyeceği kadar korkunç bir silaha sahip olmakla mümkün olacağına inandı; fakat icat ettiği dinamitin bir silah olarak savaşta vatandaşlarını yaralamak ve öldürmek için kullanıldığını gördü. Çok faydalı yaşamı boyunca sık sık, faydasız bir insan olduğu duygusuna kapıldı.
       
      Nitekim Albert Einstein’a göre, Alfred Nobel, vicdanen rahat ölebilmek, alnına yediği “gaddar” damgasından kurtulabilmek için servetinin insanlığa hizmet edenlerin ödüllendirilmesi amacıyla harcanmasını vasiyet etmişti.
       San Remo’da yanında sadece hizmetçisi varken yapayalnız ölen, köpeğinin bile arkasından yas tutmadığı söylenen Alfred Nobel, aslında dünya tarihinde yanlış tanınan en ünlü bilim insanlarından birisiydi.
      14- Benjamin Franklin - 144 Sayfa

      1706’da bir sabun ve mum imalatçısının 17 çocuğundan biri olarak dünyaya geldi.
      10 yaşında okulu bırakıp, abisinin matbaasında çırak olarak çalışmaya başladı Benjamin, 24 yaşına geldiğinde kendi matbaasını ve gazetesini kurdu.
      Çok yönlü kişiliği erken yaşlarda belirginleşen Franklin, çeşitli konuların tartışıldığı bir fikir kulübü, Amerikan Felsefe Derneği’ni, Franklin Akademisi’ni, bir kütüphane, gönüllü yangın söndürme kuruluşları ve hastane kurdu. Philadelphia’daki ilk matbaasını çeşitli kentlere yaydı.
      Farklı sektörlere girdi. Müteşebbisliği yanında, mucitliğiyle de ünlendi.
      Bifokal gözlük, yıldırıma karşı paratoner, Franklin sobası, kilometre sayacı gibi icatlarının yanında matematik ve haritacılık üzerine de çalışmalar yaptı.
      Benjamin Franklin, siyasete de girdi ve Amerika Birleşik Devletleri’nin “kurucu babaları”ndan biri oldu.
      Gazetesinde yaptığı bağımsızlık taraftarı yayınları sayesinde Amerikan Kongresi’ne seçilen Benjamin Franklin, 1776’da tam 70 yaşındayken, Thomas Jefferson ve John Adams ile bağımsızlık Bildirgesi’ni hazırladı.
      Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonrası İngiltere’yle yürütülen barış görüşmelerinde görev aldı. Ölmeden önce Philadelphia Anayasa Kurultayı’nın çalışmalarına katıldı.
      15- Leonardo Da Vinci - 144 Sayfa

      Rönesans döneminde yaşamış, önemli bir filozof, mühendis, matematikçi, mucit, heykeltıraş,
      jeolog, yazar ve ressamdır.
          Leonardo da Vinci, 1513-16 yılları arasında Roma’da yaşadı. Bu dönemde anatomi ve fizyoloji alanlarında çalışmaya devam etti. Lakin Papa, da  Vinci’nin kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.
          1516 senesinde Kral 1. Francis’ten Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Bunun üzerine, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti.
         Anatomi çalışmaları, da Vinci’nin giderek daha çok üzerine yoğunlaştığı bir konu haline gelmişti. İnsan organizmasına, çalışma kurallarını merak ettiği mükemmel bir makine olarak yaklaşmıştır.
      Gördüğü, gözlemlediği her şeyi çizerek açığa kavuşturuyordu. Yaptığı ayrıntılı çizimlerle anatominin detaylarını ortaya çıkarıyordu. Meşhur anne karnındaki bebek çizimi için inekleri incelemiş ve elde ettiği sonuçları insana uyarlamıştır. Papa insan anatomisi üzerine çalışmasını yasakladıktan sonra dolaşım sistemi üzerine yaptığı araştırmasını sığır kalpleriyle çalışarak devam ettirmiştir.
          Son sözleri ise “Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için
      Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.” olmuştur.
      16- Stephen Hawking - 144 Sayfa

      Stephen William Hawking; Cambridge Üniversitesi’ndeki eski Lucas Materyal Profesörü ve Dennis Stanton Avery ve Sally Tsui Wong-Avery Uygulamalı Matematik ve Teorik Fizik Bölümünde Araştırma Direktörü ve Cambridge’deki Teorik Kozmoloji Merkezi’nin kurucusuydu. Hayatı boyunca evren, kara delikler ve kozmoloji üzerine birçok çalışmaya imza atmıştır
       
                  1963’te, Hawking motor nöron hastalığına yakalanmış ve doktorları iki yıl yaşayabileceğini söylemiştir. Fakat hastalığı yavaş ilerlemiştir.
       
                  Yine de araştırmalarına devam edebilmek için Cambridge’e gitti. 1979’dan 2009’a kadar, Cambridge’de Lucas kürsüsü başkanlık ve Profesörlük görevini üstlendi.
       
                  Profesör Hawking bir düzine fahri derece aldı ve 1982’de CBE’ye (Britanya İmparatorluğu Nişanı) layık görüldü. ABD Ulusal Bilim Akademisi tarafından, Einstein’dan beri en parlak teorik fizikçilerden biri olarak kabul edildi.
       
                  Savaş sonrası Londra’daki gençlik yıllarından uluslararası beğeni ve şöhret yıllarına kadar olan imkânsız yolculuğunu ve
       
      hastalığıyla nasıl başa çıktığını anlattığı “Kısa Tarihim” kitabında ayrıca en çok satanlar arasına giren “Zamanın Kısa Tarihi”nin doğuşundan bahseder.
      17- Marie Curie - 144 Sayfa

      “Daha fazlasını yapamasak da her birimiz bir parça bilgi parıltısı yakalayabilirsek insanlığın gerçek hakkındaki rüyasına mütevazı ve yetersiz olan bir şeyler katabiliriz. Karanlığımız içinde görünen evreni şekillendiren büyük planın belirsiz ışıkları bize parça parça gösterilen bu küçük mumlar sayesinde olacaktır. Bilimin öyle güzelliklere sahip olacağına ve ruhanî gücünün bir gün dünyayı şeytanlardan, cahillikten, fakirlikten, hastalıklardan ve savaşlardan kurtaracağını düşünenlerdenim.
       
      Gerçeğin belirgin ışığını arayın. Belirgin yeni yollar arayın. İnsanlığın görüş alanı çok uzak olmasa bile ilahi adalet bizi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak.  Her çağın kendi rüyası vardır. O halde dünün rüyalarını bir kenara bırakın. Bilginin meşalesini alın ve geleceğin sarayını inşa edin.”


      18- Isaac Newton - 144 Sayfa

      “Şanslı Newton bilimin mutlu çocukluğu!.. Doğa onun için açık bir kitaptı, yazdıklarını kolayca okuyabiliyordu. Deneyimden elde ettiklerini bir düzene koyması için kullandığı kavramlar sanki deneyimin kendisinden, oyuncaklar gibi sınıflandırdığı ve ayrıntı zenginliğiyle anlattığı güzel deneylerden kendiliğinden akıyordu… Newton’ın yaşadığı çağ unutuşun kevgirinden geçeli çok uzun zaman oldu, kuşağının muğlak gayreti ve ıstırabı görüş alanımızdan çoktan kayboldu; büyük düşünürlerin ve sanatçıların bazılarının eserleri günümüze kaldı, bizi ve bizden sonra gelenleri eğlendirdi, onurlandırdı. Newton’ın keşifleri kabul edilmiş bilgilerin arasında yerini aldı.”

      19- Graham Bell - 144 Sayfa

      “Her şey artık hazır olmuştu. Bell’in yatak odasına gittim. Şifonyerin yanında durup alıcı telefonu kulağıma dayadım. Birdenbire alıcıdan Bell’in, “Bay Watson, buraya gelin. Sizi istiyorum!” diyen sesini açık seçik duyunca şaşırdım. Telin onun tarafında bulunan ucunda alıcı telefon olmadığı için cevap veremedim. Fakat ses tonundan yardıma ihtiyacı olduğu anlaşılıyordu. Holü hızla geçip odasına gittim ve bir pilin asidini giysisine dökmüş olduğunu gördüm. Bana söylediği sözleri açık seçik duyduğumu söylediğimde, yeni ileticinin başarısından duyduğu sevinçle kazayı unuttu. Telin öbür ucuna gitti. Benim sesimin ne kadar net geldiğini duyunca sevinci daha da arttı. “
      Bell yardımcısını çağırırken farkında olmadan 10 Mart
      1876 günü ilk telefon görüşmesini yaptı.


      20- Thomas Edison - 144 Sayfa

      İnsanların şüphe ve korkuları Edison’a hiç etki etmezdi. Ümitsizliğe düşmek aklına gelmezdi. Her iş gününe bir çocuk gibi tertemiz bir düşünceyle
      başlar, geçen günlerin kötü taraflarını hatırlamaz, geçmiş kötü olaylardan bugünün yanlış yolundan ayrılmak için faydalanırdı.
      Zorluklarla mücadele, engellere karşı koyma, imkânsızı yapmaya çalışmak ona büyük zevk veriyordu. Onun mutluluğu para kazanmaya dayanmıyordu.
      O para biriktirmekten ziyade güçlükleri ortadan kaldırmayı kendisine gaye edinmişti. Eğer başka türlü olsaydı, hayatı böyle büyük işlerle dolu olmazdı. Kendisinden beklenebilecek gayet yerinde bir felsefe ile meselelerin hakkından gelmesini bildi. “Dökülmüş süt beni ilgilendirmez. Ben bir sürü başarısızlığa uğradım ama vaktimi onları düşünmekle geçirmeyip hemen yine geleceğe döndüm” diyordu. Belki hiç kimse Edison’un neden diğer tüm mucitlerden daha fazla öne çıktığını açıklayamaz. Ama insanlık bundan dolayı ona
      ancak minnet duyabilir.

  • Taksit Seçenekleri
    • Axess Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      129,00   
      129,00   
      2
      67,08   
      134,16   
      3
      45,58   
      136,74   
      6
      23,22   
      139,32   
      9
      15,77   
      141,90   
      Finansbank Kartları
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      129,00   
      129,00   
      2
      67,08   
      134,16   
      3
      45,58   
      136,74   
      6
      23,22   
      139,32   
      9
      15,77   
      141,90   
      Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      129,00   
      129,00   
      2
      67,08   
      134,16   
      3
      45,58   
      136,74   
      6
      23,22   
      139,32   
      9
      15,77   
      141,90   
      Paraf Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      129,00   
      129,00   
      2
      67,08   
      134,16   
      3
      45,58   
      136,74   
      6
      23,22   
      139,32   
      9
      15,77   
      141,90   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      129,00   
      129,00   
      2
      67,08   
      134,16   
      3
      45,58   
      136,74   
      6
      23,22   
      139,32   
      9
      15,77   
      141,90   
      World Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      129,00   
      129,00   
      2
      67,08   
      134,16   
      3
      45,58   
      136,74   
      6
      23,22   
      139,32   
      9
      15,77   
      141,90   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      129,00   
      129,00   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      6
      -   
      -   
      9
      -   
      -   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Yayınevinin Diğer Kitapları
Kapat