Ürün Sepetinize Başarıyla Eklendi
Sanat ve Çokluk - Halkkitabevi

Sanat ve Çokluk

Stok Kodu
: 
9786055159054
Boyut
: 
14x21
Sayfa Sayısı
: 
124
Basım Yeri
: 
İstanbul
Baskı
: 
1
Basım Tarihi
: 
2013
Çeviren
: 
Serkan Sönmezgil
Resimleyen
: 
549f0186a34a4ba88093700b5a59c7e5
Kapak Türü
: 
Ciltsiz
Kağıt Türü
: 
2. Hamur
Dili
: 
Türkçe
9786055159054
410640
Sanat ve Çokluk
Sanat ve Çokluk
55

O sıra önüme koyduğum mesele, bana tamamıyla kapitalist üretim tarzı tarafından ezilmiş görünen bir toplum algısından çıkmaktı. Etrafımdaki toplum bana bir metalar yığını, paranın ya da finans mekanizmalarının birbirleriyle ikame edilebilir kıldığı bir soyut değerler yığını gibi görünüyordu; tek taraflı bağların içinde yassılaşmış, gerilimleri adeta yürürlükten kaldırılmış bir kapitalist dünya. Bu kapitalist dünyada artık doğal olan, yani sanayi-öncesi olan ve imal edilmiş olmayan hiçbir şey bulamıyordum. Marksizm, metaların değişim değerini kullanım değerlerinden ayırır: Tahakküm sistemlerine ve sömürü yöntemlerine rağmen aynı zamanda değişimi de kıymetlendiren şu kullanım değeri -hoş, şu kullanım değerinin, en küçük bir izini dahi bulamıyordum. Dünya tamamıyla şeyleşmiş, soyut hale gelmişti: Sanat böyle bir durumda hangi anlama sahip olabilirdi? Bu gerçeklik içinde sanatsal üretim, alternatif yaratım, gerçeğin yeniden icadı süreçleri neler olabilirdi?

Bu algı basitçe felsefi değil, aynı zamanda politikti de.

Mutlak içkinlik tarafından fethedilmiş bir dünyada sanat yapıtlarının var olmayı sürdürmesi nasıl mümkündür? Sanat yapıtlarında her zaman aşkın bir şey var gibi ama biliyoruz ki aşkınlık artık yok; Tanrı öldü.

Tanrı yalnızca ölmüş değildi, cesedinin gölgesi hayatlarımızın ve ifade kabiliyetimizin üzerinde yayılıyordu. Daha da kötüsü, bu savaş boyunca, Tanrı iki tarafta da görünüyor; kendisini yıkıcı bir güç, fanatizmin temsili veya her biri Başka'nın varoluşuna tahammül edemeyen kibirli kimlikler dizisinin bir fonksiyonu olarak sunuyordu. Bunun dönüp dolaşıp nereye geldiğini biliyoruz: Modern tarih içinde, kendisini insanın sanatı olarak geliştiren bir teknik var; ve bu tekniğin bağrında, bir hakikat arayışı var, insanın hakikatinin olduğu kadar doğanın hakikatinin de arayışı.

Kapat